<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049</id><updated>2009-11-05T18:09:17.799+02:00</updated><title type='text'>Şarabın Hikayesi</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>57</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-9100344912456597967</id><published>2008-12-18T17:17:00.002+02:00</published><updated>2008-12-18T17:25:32.884+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Sahte Şarabı Anlayan Elektronik Dil Geliştirildi</title><content type='html'>&lt;img src="file:///C:/Users/OUZ%7E1.CAS/AppData/Local/Temp/moz-screenshot.jpg" alt="" /&gt;&lt;img src="file:///C:/Users/OUZ%7E1.CAS/AppData/Local/Temp/moz-screenshot-1.jpg" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;       &lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;img id="ctl00_ctl00_ContentPlaceHolder1_ContentPlaceHolder1_Images1_NewsDetailImageListView_ctrl0_image1" src="http://www.cnnturk.com/handlers/file.ashx?FileID=172290&amp;amp;Width=292&amp;amp;Height=0&amp;amp;BlackWhite=False" style="border-width: 0px;" /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;Kaliteli şaraba artan ilgiyle birlikte taklit şarap sayısı da artıyor. Aachen Mühendislik Yüksek Okulu'ndan bir grup araştırmacı, şarap taklitçilerinin işini hayli zorlaştıracak “elektronik bir dil” gelişirdiler.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaliteli şarap fiyatlarında son yıllarda büyük bir artış yaşandı. Bu özel şaraplar, şarap severler tarafından sanat eseriymişçesine değerlendirilmekle kalmıyor, varlıklı kişiler tarafından da yatırım olarak görülüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak taklit şaraplara dikkat… Uzmanlar koleksiyoncuların mahzenlerinde yüzlerce şişe taklit şaraba rastladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deutsche Welle'de yer alan habere göre Aachen Mühendislik Yüksek Okulu'ndan bir grup araştırmacı, şarap taklitçilerin işini hayli zorlaştıracak “elektronik bir dil” gelişirdiler. Deutsche Welle'den Ingo Wagner konuyu araştırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşinin ehli bir şarap eksperi, şarabın kalitesini, yılını, geldiği yeri bir yudumda tahmin edebilir. Şimdiyse bir makine bu görevi devralmaya hazırlanıyor. Altı santime altı santimlik bir platinin üzerine yerleştirilmiş altı algılayıcıdan oluşan elektronik bir dil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Şarap analizi&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yeni test cihazı, Prof. Michael Schöning gözetimindeki Aachen Mühendislik Yüksek Okulu'ndaki bir grup araştırmacı ile Almanya içinden ve dışından farklı uzmanların ortak çalışması sonucu gerçekleştirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Michael Schöning, neden böyle bir alet geliştirdiklerini anlatıyor: “Bu aletin amacı iyi bir kalite kontrolünün sağlanması. Günümüzde pahalı şaraplar alırken her zaman taklidine rastlama şansınız var. Uzmanlar için bile bazen taklitle orijinal şarabı ayırt etmek güç olabiliyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarap analizi yapan özel bir programla bu mümkün. Algılayıcılar, sadece küçücük bir damla şaraptan, şarabın içindeki asit, şeker ve alkol oranını matematiksel olarak belirleyebiliyor. Ancak makinenin değerlendirme yapabilmesi için sistemde yeterince örneğin kayıtlı olması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknik aslında yeni değil. Biyoalgılayıcılar alanında daha önce benzer gelişmeler sağlandı. Profesör Michael Schöning, daha önce elde edilen gelişmeleri ileriye taşıdıklarını belirtiyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yıllardır bu konuda araştırmalar yapılıyor. Bizim yaptığımız yenilik özel bir çip geliştirmiş olmamız. Ayrıca bu çipi küçülterek, test cihazını taşınabilir ve kullanışlı bir hale getirdik.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Şarabın yılı ve bileşimi tespit ediliyor&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni elektronik dil sayesinde, testlerin laboratuvar ortamında analiz edilmesine gerek kalmıyor. Böylece şarabı yerinde incelemek de mümkün oluyor. Projede çalışan mühendislerden Monika Turek, araştırma grubunun cihazı geliştirmek için çalıştığını belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turek bundan sonraki hedeflerini şöyle dile getiriyor: “Bu aletle sadece şarabın yılı değil, içinde kimyasal bir madde olup olmadığı da incelenebilecek.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elektronik dil sayesinde kalite kontrolleri kolaylaşacak. Ancak Michael Schöning cihazın şarap tadımı yapamayacağını özellikle belirtiyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bir sonraki aşama şarabın iyi mi kötü mü olduğunu ayırt eden bir cihaz. Ancak daha önce şarap içen herkesin de bildiği gibi, şarabın ne kadar iyi olduğu çok öznel bir konu. Böyle öznel bir konuyu, bir cihazın ölçtüğü birtakım matematiksel rakamlarla belirlemek içinse henüz çok erken.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-9100344912456597967?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/9100344912456597967/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=9100344912456597967&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/9100344912456597967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/9100344912456597967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/12/sahte-arab-anlayan-elektronik-dil.html' title='Sahte Şarabı Anlayan Elektronik Dil Geliştirildi'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-2446397197027129782</id><published>2008-10-09T23:42:00.001+03:00</published><updated>2008-10-09T23:45:34.754+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Çekirdekli Üzüm Suyunun Faydaları</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SO5taOzEnYI/AAAAAAAAAd8/UODXEz5nfSA/s1600-h/uzum-cekirdegi-omega-zengini_o.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5255258112604282242" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SO5taOzEnYI/AAAAAAAAAd8/UODXEz5nfSA/s320/uzum-cekirdegi-omega-zengini_o.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Adana’da, büyüme ve kansızlık sorunu bulunan 6 yaşındaki Orhan Yücel ile 26 yaşındaki Hilal Dönmez, çekirdekli üzüm suyuyla şifa buldu.Adana’da yaşayan Alper Yücel, ilköğretim 1. sınıfa giden 6 yaşındaki oğlu Orhan Yücel’in doğuştan kansızlık ve yavaş büyüme sorunu bulunduğunu belirterek, “Doğumundan bu yana Orhan’ı hastane hastane gezdirdik. Orhan’ın en büyük problemi bronşit astım olmasıydı. Ancak astımın yanı sıra iştahsızlık ve kansızlık sorunu yaşıyordu. İştahı olmadığı için iyi beslenemiyor, bu nedenle de büyüme sorunu yaşıyordu.İştahının açılması ve kansızlığını gidermek için gitmediğimiz doktor kalmadı. Yıllar sonra bir arkadaşımın tavsiyesiyle oğluma çekirdekli üzüm suyunu içirmeye başladım. Üzüm suyunu içmeye başlayan oğlumun birden iştahı açıldı. Beslenme sorunu ortadan kalkınca ne kansızlık sorunu ne de büyüme problemi kaldı. Şimdi doktorlar Orhan’ın normal büyüme seviyesinde olduğunu söylüyor” dedi.Artık büyümeye başladığını ve buna çok sevindiğini ifade eden Orhan Yücel de günde iki bardak üzüm suyu içtiğini söyledi. 26 yaşındaki 2 çocuk annesi Hilal Dönmez ise kansızlık, hemoroit ve kolundaki uyuşukluk sorunu için doktor doktor gezdiğini, ancak bir türlü rahatsızlıklarından kurtulamadığını belirtti. Doktorların kendisinde, B2 vitamin eksikliği olduğunu ve ilaç verdiğini anlatan Dönmez, “Rahatsızlığımı ilaç kullanarak da atlatamadım. Rahatsızlığıma çekirdekli üzüm suyunun çare olacağını öğrenince üzüm suyu içmeye başladım. Günde 2-3 bardak çekirdekli üzüm suyu tükettim. Bir süre sonra ne kansızlık ne de kolumdaki uyuşma kaldı. Hatta hemoroit rahatsızlığım vardı o da geçti. Şimdi düzenli olarak üzüm suyu içiyorum. Çocuklarıma da üzüm suyu içirmeye başladım” diye konuştu.Bu arada, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Bölümü tarafından yapılan bir araştırmada, içerisinde olduğu, içerdiği vitaminler, mineraller, aminoasitler ve antioksidan fenolik bileşikler nedeniyle sağlıklı ve dengeli beslenmede mutlaka tüketilmesi gereken gıdalardan birisi olduğu belirtildi.Üzümün bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği, böbrek ve karaciğerin işlevini artırdığını, karaciğer hastalıkları ve kansızlığın tedavisinde yardımcı olduğu kaydedilen araştırmada, üzüm suyunun aynı zamanda kanın temizlenmesine, vücutta yağların erimesine, vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasına, yağlı bileşiklerin kılcal damarlarda birikmesini engelleyerek ve kanı sulandırarak kalp damar sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olduğu vurgulandı.Adana’da, gıda maddeleri ürettiği tesisinde kurduğu özel bir işletmede, kırmızı üzümü çekirdeğiyle birlikte öğüterek tortullu içecek halinde piyasaya süren Hasan Tepgeç ise bilim adamlarından üzüm çekirdeğinin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini öğrenince çekirdekli üzüm suyu üretimine başladığını belirterek, “Üzümün yararlarını çok geç öğrendik. Özellikle de üzüm çekirdeğinin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkisini bilim adamlarından duyunca çok şaşırdık ve halkımızın sağlığına katkı ve yeni bir yatırım alanı yaratmak için bu işe girdik. Piyasaya sürdüğümüz ürünlerimizin gördüğü talebin sırrı üzümün çekirdeğinde gizli” diye konuştu&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-2446397197027129782?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/2446397197027129782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=2446397197027129782&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/2446397197027129782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/2446397197027129782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/10/ekirdekli-zm-suyunun-faydalar.html' title='Çekirdekli Üzüm Suyunun Faydaları'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SO5taOzEnYI/AAAAAAAAAd8/UODXEz5nfSA/s72-c/uzum-cekirdegi-omega-zengini_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-4806822500174622265</id><published>2008-09-24T20:40:00.007+03:00</published><updated>2008-10-09T14:34:09.671+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Resimler'/><title type='text'>Bu Yıl Ki Hasat Fotoğraflarım</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp8PHizHII/AAAAAAAAAbI/pw5tUhSX_xI/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt075.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249644914818620546" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp8PHizHII/AAAAAAAAAbI/pw5tUhSX_xI/s320/G%C3%B6r%C3%BCnt075.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp8K4TstqI/AAAAAAAAAbA/1PLkobi4LOw/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt074.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249644842009278114" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp8K4TstqI/AAAAAAAAAbA/1PLkobi4LOw/s320/G%C3%B6r%C3%BCnt074.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp8GtMDLTI/AAAAAAAAAa4/6xkHuc0NqYs/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt073.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249644770304929074" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp8GtMDLTI/AAAAAAAAAa4/6xkHuc0NqYs/s320/G%C3%B6r%C3%BCnt073.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp72oww_0I/AAAAAAAAAaw/39W6_4s-WoM/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt071.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249644494238842690" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp72oww_0I/AAAAAAAAAaw/39W6_4s-WoM/s320/G%C3%B6r%C3%BCnt071.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp7yBlCBQI/AAAAAAAAAao/GNQ-37db5gY/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt070.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249644415001167106" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp7yBlCBQI/AAAAAAAAAao/GNQ-37db5gY/s320/G%C3%B6r%C3%BCnt070.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-4806822500174622265?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/4806822500174622265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=4806822500174622265&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/4806822500174622265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/4806822500174622265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/09/bu-yl-ki-hasat-fotoraflarm.html' title='Bu Yıl Ki Hasat Fotoğraflarım'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp8PHizHII/AAAAAAAAAbI/pw5tUhSX_xI/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt075.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-7505262365987776313</id><published>2008-09-24T20:25:00.006+03:00</published><updated>2008-10-09T14:38:47.283+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Kara Üzüm Çekirdeği'nin Faydaları</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp4_X6drxI/AAAAAAAAAag/koDv_xfYjkI/s1600-h/uzumyeniuc6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249641345800056594" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp4_X6drxI/AAAAAAAAAag/koDv_xfYjkI/s320/uzumyeniuc6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Kara Üzüm Çekirdeği'nin faydalarını bilin.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Antioksidan olan üzüm çekirdeği vücudu, kendi içinde oluşan ya da dış kaynaklı serbest oksijen radikallerinden ve diğer radikallerden korur. Üzüm çekirdeğinin antioksidan özellikleri çok tanınmış antioksidan vitaminler olan C vitamininden 20 kat, E vitamininden ise 50 kat daha üstündür. Prof. Dr Ahmet Aydın'ın Buğday Dergisi'ndeki yazıya göre doğal yolla üre(til)miş meyveler, sebzeler ve otlar sağlığımız için son derece yararlıdır. Üzüm çekirdeği de bunlardan biridir. Fakat beslenme bir bütündür. Sadece üzüm çekirdeği, yeşil çay, kuş burnu gibi iki üç gıdayı yemek, buna karşılık beslenmenin diğer unsurlarına dikkat etmemek ile kendinizi kurtaramazsınız. Sağlıklı bir yaşam için her mevsimin meyve, sebze ve otunu dönüşümlü olarak yiyin, un ve şekerden mamul gıdaları diğer rafine ya da paketlenmiş yiyecekleri iyice azaltın; suni yemle beslenmemiş hayvanların et, süt ve yumurtasını tüketin. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; Üzüm çekirdeği hülasası (özütü) nedir?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kara üzüm çekirdeğinden elde edilir. Üzüm çekirdeği hülasası flavonoid denilen vitamin benzeri grubun içine girer; oligomerik protoantosiyanidin kompleksleri içerir. Üzüm çekirdeğinin temel görevi antioksidan olmasıdır. Vücudu, kendi içinde oluşan ya da dış kaynaklı serbest oksijen radikallerinden ve diğer radikallerden korur. Üzüm çekirdeğinin antioksidan özellikleri çok tanınmış antioksidan vitaminler olan C vitamininden 20 kat ve E vitamininden ise 50 kat daha üstündür. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Üzüm çekirdeğinin faydaları nelerdir?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Üzüm çekirdeği damar yozlaşmasını önler ve damarlarınızı sağlamlaştırır. Hipertansiyon, kalp krizi ve felç olasılığını minimale indirir. Diabetli ve varisli kişilere son derece yararlıdır. Gözü maküler dejenerasyon ve kataraktan korur. Üzüm çekirdeği sürekli bilgisayarın başında olan kişilerin göz sağlığının korunmasında da önemlidir. Üzüm çekirdeği DNA hasarını azaltarak kanser oluşum riskini de minimale indirir. Üzüm çekirdeği cildin bağdokusunda bulunan kollajeni sağlamlaştırır. Deriyi dinçleştirdiği için kozmetik sanayinde merhem olarak da kullanılır Üzüm çekirdeği damarların kollajen dokusunu da sağlamlaştırdığı için damar sertliği ve damar sertliği ile ilgili çok sayıda hastalığı önler. Üzüm çekirdeği histamin salgısını azaltarak alerjiyi önler. Üzüm çekirdeği iltihabi prostaglandinlerin sentezini azaltarak romatizmal hastalıklar, ağrı ve endometrioz gibi durumlarda yararlı olurlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ne kadar üzüm çekirdeği ekstresi kullanılmalı?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;div&gt;Üzüm çekirdeği ekstresinin 100 mg'lık kapsülleri mevcut. Hastalıklardan korunmak için günde 1-2 kapsül yutunuz. Bir hastalığınız varsa dozu iki katına çıkartın. Şimdiye kadar üzüm çekirdeği ekstresinin fazla alınması ile ilgili bir yan etki bildirilmemiştir. Kapsül yerine 1 avuç ya da fincan kara üzüm kurusu da yiyebilirsiniz. Piyasada kilosu 6-8 milyona satılıyor. Ayrıca aktarlarda kilosu 30 YTL'den üzüm çekirdeği de satılmakta. Kara üzümü ya da kurusunu yerken çekirdeklerini çiğneyiniz, böylece etkisi de artmış olacaktır. Üzüm çekirdeği gibi kabuğu da proanthosiyanidin içerir. Yaban mersini (çay üzümü, çoban üzümü) ve şarap da proantosiyanidin bakımından zengindir.   &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-7505262365987776313?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/7505262365987776313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=7505262365987776313&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/7505262365987776313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/7505262365987776313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/09/kara-zm-ekirdeinin-faydalar.html' title='Kara Üzüm Çekirdeği&apos;nin Faydaları'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SNp4_X6drxI/AAAAAAAAAag/koDv_xfYjkI/s72-c/uzumyeniuc6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-703367046685660896</id><published>2008-07-27T22:47:00.004+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:31.942+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Şarap Mantarı Hakkında</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIzSJtsOhDI/AAAAAAAAAV8/WtU2Ny5uqGU/s1600-h/ght.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5227784331796055090" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIzSJtsOhDI/AAAAAAAAAV8/WtU2Ny5uqGU/s320/ght.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mantar, mantar meşesi (Quercus suber) ağacının kabuklarından üretilir. Atlantik kıyıları ve batı akdeniz çevresi mantar meşesi yetişen bölgelerdir. Portekiz, İspanya, Fransa’nın Korsika Adası, İtalya’nın Sicilya ve Cezair, Fas ve Tunus dünya şarapçılık sektörünün ihtiyaç duyduğu miktardaki mantarın sağlandığı ülkelerdir. Mantar meşesi ağacı yağışlı (yılda 400-800 mm), çok nemli, ancak sıcaklığın -5 derecenin altına düşmediği bölgelerde yetişebilir. Bu nedenle Türkiye’nin de dahil olduğu birçok ülkenin iklim koşulları, mantar meşesinin yetişmesi için uygun değildir. Bu ağaçlar 200 seneye kadar yaşayabilirler, ancak 50 yılını aşmış bir mantar meşesinden kaliteli mantar üretilebilir. Bu durumda, bir ağaçtan en çok 4 kez mantar üretilebileceği ortaya çıkmaktadır. Ancak, ilk 3 hasatta üretilen mantarların da pek kaliteli olmadığı düşünülürse, bir ağaçtan sadece bir kez kaliteli mantar elde edilebileceği görülmektedir. Ağacın yaşı, gövdenin yüksekliği, ağacın ormandaki yeri, köklerinin durumu ve iklim değişiklikleri kabuğun oluşumunu, dolayısı ile mantarın kalitesini etkilemektedir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;"&lt;strong&gt;Kaliteli Bir&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;Mantarın Özellikleri Nelerdir?"&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;1. Elastiktir (esnektir), formu bozulsa da daha sonra eski formunu alır. Zaten bu özelliği sayesinde şarap şişesini tam kapatarak, şarabın hava almamasını sağlar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2. Gözenekleri çok azdır ve küçüktür bu nedenle de gözeneklerinden su ve hava geçirmez.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3. Hafiftir, yoğunluğu azdır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;"Mantarların Kalitelerine Göre Sınıflandırılmaları"&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yukarıda sayılan özelliklere sahip olan mantarlar gözenek durumlarına göre ekstra, süper, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;1. kalite, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;2. kalite olarak sınıflandırılırlar. Yıllandırılacak şaraplarda mantar boyunun uzun olması gerekmektedir, böylece uzun süre yatık saklama sonucu, şarabın mantar boyunca ilerleyerek şişeden sızması engellenmiş olur. Gözenekleri az ama büyük olan mantarlardaki bu gözenekler, mantar meşesi ağacından elde edilen bir zamkla kapatılabilirler. “Colmate” denilen bu mantarlar, 3., 4., ve 5. kalite olarak sınıflandırılırlar. Ayrıca mantar parçalarının bir araya getirilerek, yine zamkla yapıştırılmasıyla elde edilen ve “Aglomere” denen mantarlar da, çoğunlukla küçük işletmeler tarafından kullanılmaktadır. Köpüklü şaraplar için ise üst kısmı aglomere alt tarafında ise 2 kat olacak şekilde kaliteli mantardan oluşan bir mantar çeşidi kullanılır. Köpüklü şaraplarda üst kısım şişeye girmediği ve şarapla temas etmediği için, aglomere�den yapılması uygundur. Likör şarapların mantarları ise diğer şaraplardan oldukça farklıdır. Likör şarapların açılır açılmaz tüketilme zorunlulukları olmadığı için, açılması ve geri kapanması kolay olan vidalı mantar kullanılmaktadır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;"Mantar Nasıl Üretilir?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"1. Ağaç en az 12 yaşına geldikten sonra kabuğu ağaç gövdesinden soyulur. Kalınlığı 2-6 cm. olmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2. Kabuklar güneşten ve yağmurdan uzak bir yerde 2-3 yıl kurumaya bırakılır. Kurutma işlemi mantarın eskimesi, ağaç kokusundan arınması ve suyunu kaybetmesi amacı ile yapılır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3. Kurutulan kabuklar kızgın buharda temizlenir ve dezenfekte edilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;4. Daha sonra kalitelerine ve kalınlıklarına göre ayrılır ve düz plakalar haline getirilir.&lt;/div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;div&gt;5. Bu düz plakalardan kalıplara silindir biçiminde istenen çapta ve boyutta mantarlar elde edilir.100 kg işlenmemiş mantasrdan 30 kg. mantar elde edilir. Dolayısıyla %70 hammadde kaybı söz konusudur. Mantar parçaları yapıştırılarak 4., 5. kalite mantarlar elde edilebilir. Ancak, yine bu parçacıkların birleştirilmesiyle döşeme malzemesinden bardak altlığına, ayakkabı topuğundan kaldırım kaplama malzemesine kadar birçok farklı kullanım şekli yaratılabilir.6. Son işlem olarak, şekillenen mantarlar temizlenir, yıkanır, sterilize edilir ve kurutulur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-703367046685660896?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/703367046685660896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=703367046685660896&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/703367046685660896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/703367046685660896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/07/arap-mantar-hakknda.html' title='Şarap Mantarı Hakkında'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIzSJtsOhDI/AAAAAAAAAV8/WtU2Ny5uqGU/s72-c/ght.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-7829534135549280281</id><published>2008-07-24T14:28:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:32.096+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şarap yapımı'/><title type='text'>Rose Şarap Yapımı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIhoWyd8lqI/AAAAAAAAAV0/-lqYADL6cxc/s1600-h/yen.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226542108277249698" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIhoWyd8lqI/AAAAAAAAAV0/-lqYADL6cxc/s320/yen.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Roze şaraplar da kırmızı şarapların tabi tutulduğu maserasyon sürecinden geçer; ancak maserasyon süresi çok daha kısadır. Genelde kısa bir süre içinde, şıranın arzu edilen pembeliği kazanmasından sonra, taneler ayrılır, şıra ise aynen beyaz şarap gibi fermantasyona devam eder.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;1- kırmızı şarap yapılması sırasında, işlemin yarım bırakılıp, beyaz şarap yöntemine bağlı olarak devam ettirilmesi, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;2- beyaz şarapların şırasının çıkarıldığı birimde kırmızı üzümlerin renklerini verecek şekilde sıkılması ve bundan sonra beyaz şarap üretimi ile aynı şekilde devam ettirilmesi,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3- üzüm karakteri ile yapılması. türkiye'de denizli yöresinde yetişen çalkarası üzümünden yapılan şaraplar, doğal karakteri ile rose şaraba dönüşebilmektedir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-7829534135549280281?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/7829534135549280281/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=7829534135549280281&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/7829534135549280281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/7829534135549280281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/07/rose-arap-yapm.html' title='Rose Şarap Yapımı'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIhoWyd8lqI/AAAAAAAAAV0/-lqYADL6cxc/s72-c/yen.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-5535295866573944968</id><published>2008-07-24T11:19:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:32.263+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şarap yapımı'/><title type='text'>Meşe Fıçılarda Şarap Yapımı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg8RywivUI/AAAAAAAAAVc/BnerDiYOOvQ/s1600-h/Mendoza_Wine_Barrel.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226493643944279362" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg8RywivUI/AAAAAAAAAVc/BnerDiYOOvQ/s320/Mendoza_Wine_Barrel.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Meşe fıçılarda şarap olgunlaştırılarak, şaraba vanilya, kızarmış ekmek, tarçın, zencefil, tütsü, karamel, kahve, teryağ gibi aromaların şaraba geçmesi sağlanır. Şaraptaki tanenler yuvarlak bir yapı kazanır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Fıçılarda şarap eskitmek için, fıçıya konan şarap, her hafta tatım yapmak sureti ile meşeden geçmesi beklenen aromalar elde edilinceye kadar fıçıda bekletilir. İstenen aroma elde edilince şişeleme yapmak gerekir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Fıçılarda şarap olgunlaşırken, fıçı tahtalarının şarabı emmesi ve buharlaşma sonucu şarap kaybı oluşabilir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Fıçıda olgunlaştırma yapılırken her 1-2 haftada kontrol edilerek, eksilen şarabın üzeri tamamlanmalı. Aksi durumda zararlı oksidasyonlara neden olabilir. Olgunlaştırma yapılırken fıçının üzerini tamamlamak için şarabınızdan bir miktar ayırmanız yerinde olacaktır.&lt;br /&gt;Birçok şarap çeşidi 6 ay gibi bir sürede fıçıda dinlendirme yapılarak olgunlaştırılabilir.&lt;br /&gt;Olgunlaştırma ne kadar yavaş ve sürekli gelişirse, şaraplar o kadar dayanıklı ve ince olur.&lt;br /&gt;Olgunlaştırmada mahzen sıcaklığı 10-15 derece olmalıdır. Artık şekerli şaraplar için 8-10 derece olmalıdır.&lt;br /&gt;Sıcaklık olgunlaştırmayı hızlandırır. Ancak şarap tazeliğini kaybeder ve çabuk yıkılır.&lt;br /&gt;Şarabın olgunlaşma süresinin son kısmı şişede olması gerekir.&lt;br /&gt;Fıçılarda olgunlaştırmadan başka fermantasyonda yaptırabilirsiniz&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-5535295866573944968?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/5535295866573944968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=5535295866573944968&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/5535295866573944968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/5535295866573944968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/07/mee-flarda-arap-yapm.html' title='Meşe Fıçılarda Şarap Yapımı'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg8RywivUI/AAAAAAAAAVc/BnerDiYOOvQ/s72-c/Mendoza_Wine_Barrel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-8079938635503001480</id><published>2008-07-24T11:14:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:32.399+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Şarap ve Sindirim Sistemi</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIhgqRpUDxI/AAAAAAAAAVs/Cp-lLORTa2E/s1600-h/r191706_722568.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226533646970916626" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIhgqRpUDxI/AAAAAAAAAVs/Cp-lLORTa2E/s320/r191706_722568.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Şarap, yemekle birlikte tüketildiğinde, tükürük bezlerini ve miğde salgılarını harekete geçirir, miğde çeperindeki kan dolaşımını ve yiyecek zehirlenmelerine yol açabilecek bakterilere karşı direnci arttırır. Yapılan son araştırmalar, şarapta 'bizmut salisilat', yani Pepto Bismol olarak bilinen miğde ilacının aktif bileşkeninin yüksek miktarda bulunduğunu göstermiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Newsweek dergisinin Mayıs 1999 sayısında da şarabın ülser oluşumunu engellediği konusuna yer verilmiştir. Şarap içenlerin bünyelerinde, ülser oluşumuna izin veren bakterilere şarap içmeyenlere kıyasla daha az rastlandığı kanıtlanmıştır. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu değerler günde bir kadeh içenlerde %7, iki kadeh içenlerde %18, iki kadehten çok içenlerde de %33'e varmaktadır. E-coli, Salmonella, Shigella, ve H pylori bakterilerine karşı şarap, içerdiği doğal antitoksinlerle savaşabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Şarap, bilim adamlarının bulgularına göre, düzenli ve kontrollu miktarlarda tüketildiğinde, damar açıcı özelliği ile de beyine ulaşan kan miktarını da arttırmaktadır. Ayrıca şarap, ileri yaşlarda meydana gelebilecek beyin kapasitesindeki azalmaları önlemekle beraber, vücudun bağışıklık sistemini de olumlu etkilediğinden, hastalıklara karşı verilen savaşlarda da yardımcı rol üstlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı zamanda şarap, rahatlatıcı ve zihin açıcı özelliklere de sahiptir. Güncel streslerden arınmada, akşam yemekleri sırasında ayarlı olarak içildiğinde, sinir sisteminin yeniden güç kazanmasına katkıda bulunarak, profesyonel hayatın gerektirdiği zihinsel ve bedensel yıpranmayı da bir yere kadar önleyebilir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-8079938635503001480?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/8079938635503001480/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=8079938635503001480&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/8079938635503001480'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/8079938635503001480'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/07/arap-ve-sindirim-sistemi.html' title='Şarap ve Sindirim Sistemi'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIhgqRpUDxI/AAAAAAAAAVs/Cp-lLORTa2E/s72-c/r191706_722568.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-1791393079471453272</id><published>2008-07-24T11:08:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:32.606+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Şarap ve Diyet</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg5QyfhGyI/AAAAAAAAAVE/cEIc7cYFsGg/s1600-h/50187959.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226490328158116642" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg5QyfhGyI/AAAAAAAAAVE/cEIc7cYFsGg/s320/50187959.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir kadeh beyaz şarapta ortalama 100, kırmızı da ise 120 kalori bulunur. Dömisek ve tatlı beyaz şaraplarda ise, şeker miktarı arttığından, bu 150 kaloriye kadar çıkabilir. Şarap, tamamen üzümden üretilen, maya ile fermentasyonu sonucu alkol içeren, bir süre çelik tanklarda fıçılarda ve/veya şişede yıllanan tamamiyle doğal bir üründür. Şarapta düşük miktarda proteine de rastlanır. Hiç yağ içermemekle beraber, bir litre şarapta yaklaşık 100 miligram sodyum, 80 miligram kalsiyum, ve 1 ile 10 miligram arası demir bulunur. Alkol oranı ise genelde %12 ile %14 arası olup, tatlı ve kuvvetlendirilmiş şaraplarda bu oran artabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Zayıflama veya form koruma diyetlerine rahatlıkla entegre edilebilen şarabın, ayrıca, diğer alkollü içkilere oranla, bölgesel yağlanmalarda, tek bir bölgeye yönelmek yerine daha homojen bir dağılım izlediği de gözlenmiştir. Yine önemli olan konu, miktarı doğru ayarlayıp, kararında tüketmektir.&lt;br /&gt;Şarabın içerdiği yediyüzün üzerinde mineral ve organik maddeden 50'den fazlasının, insan sağlığına faydaları tıbben kanıtlanmıştır. Araştırmacıların şarabın sağlıklı yaşama desteği konusunda özellikle üzerinde durdukları 3 konu vardır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-1791393079471453272?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/1791393079471453272/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=1791393079471453272&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/1791393079471453272'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/1791393079471453272'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/07/arap-ve-diyet.html' title='Şarap ve Diyet'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg5QyfhGyI/AAAAAAAAAVE/cEIc7cYFsGg/s72-c/50187959.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-1777693462195905591</id><published>2008-07-24T11:05:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:32.825+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Şarabın Yemekle Birlikte Tüketimi</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg53jMK12I/AAAAAAAAAVM/qPQ4Uh1qdXw/s1600-h/Meat%26Wine.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226490994065332066" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg53jMK12I/AAAAAAAAAVM/qPQ4Uh1qdXw/s320/Meat%26Wine.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şarabın tüketim biçimi de olumlu sağlık koşullarına katkıda bulunur. Yemekle birlikte tüketilen şarabın, bilim adamlarına göre, yiyecek maddeleriyle birlikte sindirilerek kana karışması, doymuş yağ moleküllerinin parçalanmasına katkıda bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Yine Fransız Paradoksunda olduğu gibi, yüksek doymuş yağ ve kolesterollü beslenme alışkanlıklarına rağmen şarabın yemekle birlikte tüketimi, beraberinde sağlık ve düşük kalp hastalığı riskini getirmektedir.&lt;br /&gt;Yemek esnasında, ağır ağır tüketilen birkaç kadeh şarap, diğer alkollü içkilerle kıyaslandığında, sindirim ve dolaşım sistemi üzerinde sayısız olumlu etki sağlayacaktır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-1777693462195905591?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/1777693462195905591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=1777693462195905591&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/1777693462195905591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/1777693462195905591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/07/arabn-yemekle-birlikte-tketimi.html' title='Şarabın Yemekle Birlikte Tüketimi'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg53jMK12I/AAAAAAAAAVM/qPQ4Uh1qdXw/s72-c/Meat%26Wine.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-3780724622602120232</id><published>2008-07-24T10:58:00.004+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:33.041+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Şarabın Kimyasal Yapısı</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg3oTJzhOI/AAAAAAAAAU0/lD2SCXsgodE/s1600-h/200511261855370_33Wine-Cheese.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226488533039154402" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg3oTJzhOI/AAAAAAAAAU0/lD2SCXsgodE/s320/200511261855370_33Wine-Cheese.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Özellikle kırmızı şarapta, diğer alkollü içkilerde bulunmayan ve fenol olarak adlandırılan bileşkenler yer alır. Bunların en bilineni kırmızı şaraba gövde veren tanenlerdir. Fenoller ayrıca şaraba burukluğunu ve yıllanabilme özelliklerinin temelinde yatan güçlü kimyasal yapısını sağlarlar.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kırmızı şaraplar, beyaz şaraplara oranla yaklaşık 10 kat daha fazla fenol içerir. Soluduğumuz havadaki zararlı maddeler ve oksijen, vücut içinde 'serbest radikaller' adı verilen ve toksik (zehirli) etki gösteren bazı maddelerin oluşmasına neden olur. Vücut hücreleri tarafından üretildiği gibi, gıdalarla da alınan bir grup kimyasal madde olan antioksidanlar, serbest radikallere karşı etki göstererek bunların zarar vermesini önler. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Birçok meyve ve sebzede doğal olarak bulunan ve antioksidan bakımından zengin fenollerin şarapta daha yüksek oranlarda olmasının yanısıra, bilim adamları, düşük miktarda etil alkolle bu &lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;maddelerin daha da aktif olabileceklerini öne sürmüşlerdir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;University of California, Davis'ten Dr. Andrew Waterhouse ve Dr. Edwin Frankel, araştırmalarının sonucu şarabın, bilinen en kuvvetli antioksidan kaynaklarından biri olan E vitamininden bile ileri antioksidan özelliklere sahip olduğunu görmüşlerdir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;div&gt;Son bulgularla şarabın, yeryüzünde 7 bin yıldır tüketildiği kanıtlanmıştır. Sağlıklı beslenmedeki rolünün bu içeceğin kültürüne yansıması ise, ancak son on yılda yapılan bilimsel araştırmalar sonucu gözler önüne serilebilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-3780724622602120232?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/3780724622602120232/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=3780724622602120232&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/3780724622602120232'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/3780724622602120232'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/07/arabn-kimyasal-yaps.html' title='Şarabın Kimyasal Yapısı'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg3oTJzhOI/AAAAAAAAAU0/lD2SCXsgodE/s72-c/200511261855370_33Wine-Cheese.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-9104660553938540387</id><published>2008-07-24T10:48:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:33.156+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Şarap Nasıl İçilir?</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg0pk42W6I/AAAAAAAAAUk/g9K5H1D1Zqw/s1600-h/yazi1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226485256444861346" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg0pk42W6I/AAAAAAAAAUk/g9K5H1D1Zqw/s320/yazi1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu tür gıda olan şarap; vitamin, demir, potasyum gibi element ve minarelleri içerdiği için sağlığa da hizmet edici özelliklerde. Ancak, ne şekilde içilmesi gerektiğinin kurallarını göz ardı etmeden... Kırmızı şarap, 18-20 derece arasındaki sıcaklığında içilmelidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Oda sıcaklığında içilen kırmızı şarap, içim süresinde bardakta ısınma korkusu olmadığı için beyaz şaraba göre daha büyük kadehlerde içilir. Beyaz şarap 5-10 derece sıcaklıkta içmek ideal olanıdır. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Şarap, gereğinden fazla ısıtılır veya soğutulursa, içinde bulunan koku ve tad hassaları mantar açıldığında yok olur. Şarap kovalarında servise sunulan beyaz şarap, ancak soğutulup istenen derece bulunduktan sonra değerini kazanır. Şarap içine kesinlikle buz atılmamalıdır. Bu, fermantasyon geçiren şarabın yapısını bozar. En iyi soğutma şekli ise, her tarafına temas eden kırık buzla dolu olan şarap kovasıdır. Gastronomi uzmanları "roze" ve "pembe" diye adlandırılan şarabı ise, yemeklerden sonra, ordövler veya meyveler eşliğinde içilmesinin daha uyumlu olduğunu belirtiyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-9104660553938540387?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/9104660553938540387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=9104660553938540387&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/9104660553938540387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/9104660553938540387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/07/arap-nasl-iilir.html' title='Şarap Nasıl İçilir?'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SIg0pk42W6I/AAAAAAAAAUk/g9K5H1D1Zqw/s72-c/yazi1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-4346650386713915797</id><published>2008-07-13T22:27:00.007+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:33.293+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bağ Tesisi'/><title type='text'>AMERİKAN ASMA ANAÇLARI VE ÖZELLİKLERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SHpYywiUBTI/AAAAAAAAATs/e2OEYuKi23s/s1600-h/allotment-739257.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222584346935035186" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SHpYywiUBTI/AAAAAAAAATs/e2OEYuKi23s/s320/allotment-739257.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;5BB&lt;/strong&gt; : Nemli, killi-tınlı ve killi topraklar için uygun bir anaçtır.Vejetasyon süresi kısa olduğundan kuzey bölgeler için uygundur.Kök ur nematoduna dayanıklıdır. Kökleri yüzlek ve yatay büyüdüğünden sıcak bölgeler için uygun değildir. Aşı tutma oranı oldukça yüksektir. Sathi ve nemli topraklar için uygundur. % 30-40 toplam, % 20’ ye kadar aktif kirece dayanıklıdır. Bu anaç üzerine yarma aşı yapıldığında aşı kaleminden fazla miktarda köklenme yaptığından, ya yonga göz aşısı tercih edilmeli veya aşı tuttuktan sonra ve kırağı tehlikesi geçtikten hemen sonra aşı yeri açılarak, buradaki kökler hemen temizlenmelidir. Aksi takdirde esas köklenme bölgesinde köklenme durur ve bu da asmanın kısa sürede kurumasına neden olur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;strong&gt;420A&lt;/strong&gt; : Vejetasyon süresi uzun bir anaçtır. Killi, kireçli, killi tınlı ve çakıllı topraklarda iyi geliştiği gibi, bakir ve kuvvetli topraklar için çok uygun bir anaçtır. Omega aşıda tutma oranı düşük olmasına karşın arazide aşı tutma randımanı yüksektir. Üzerine aşılanan çeşitlerde olgunlaşmayı 3-4 gün erkenleştirdiğinden erkenci çeşitler için tavsiye edilir. % 30-40 toplam, % 20’ye kadar aktif kirece dayanıklıdır. Tek dezavantajı bazı çeşitlerle uyuşmazlık göstermesidir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;SO4 – Kobar&lt;/strong&gt; : 5BB anacından selekte edilmiş bir anaç olması nedeni ile genel olarak 5BB anacından daha erkencidir. Kök ur nematoduna dayanıklıdır. Üzerine aşılanan çeşitte dane tutumunu artırma ve olgunluğu hızlandırma özelliği vardır. % 17-18 aktif kirece dayanıklıdır. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;8B &lt;/strong&gt;: 5BB anacının özelliklerine sahiptir. % 18-20 aktif kirece dayanıklıdır. Aşı tutma randımanı iyi olup, standart üzüm çeşitleri ile iyi uyum sağlar. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;99R&lt;/strong&gt; : Kuvvete getirir bir anaçtır. Dik büyümesi ve köklerin derine gitmesinden dolayı meyilli ve kıraç araziler için uygun bir anaçtır. % 30-40 toplam, % 17’ye kadar aktif kirece dayanıklıdır. Kökleri flokseraya dayanıklı olmakla birlikte yaprakları, yaprak flokserasına karşı çok hassastır. Ayrıca tuza karşıda oldukça hassas bir anaçtır. Üzerine aşılanan çeşidin olgunlaşmasını geciktirdiğinden kuzey bölgeler için tavsiye edilmemelidir. Arazide aşı tutma randımanı yüksektir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;110R&lt;/strong&gt; : Çok kuvvetli bir anaçtır. Genel özellikleri 99R’ye benzemekle birlikte kurağa 99R’den daha dayanıklıdır. Kuvvetli bir anaç olması nedeni ile üzerine aşılanan çeşidin olgunlaşmasını geciktirir. Bu nedenle erkenci çeşitleri aşılamaktan kaçınılmalıdır. %30-40 toplam, % 17-19 aktif kirece dayanıklılık toleransına sahiptir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;140 Rugeri&lt;/strong&gt; : Çok kuvvetli bir anaçtır. Dik büyür ve kurağa dayanıklıdır. Kuvvetli büyümesi nedeni ile vejetasyon süresi oldukça uzundur % 70 toplam, % 40 aktif kirece dayanabilmekle birlikte yaprak flokserasına hassastır. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;1103 Poulsen&lt;/strong&gt; : Ülkemizde son yıllarda kullanılmaya başlanan bir anaçtır. Kurağa oldukça dayanıklıdır. Nemli ve alt katmanları killi topraklar için tavsiye edilir. % 17-18 aktif kirece dayanıklıdır. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;41B( Chasselas x Berlandieri )&lt;/strong&gt; : Vejatatif devrenin kısa olması ve arazideki yüksek kirece çok dayanıklı olması bu anacın en önemli özelliğidir. Toprak seçiçiliği yoktur. Sıcağa ve kurağa dayanıklıdır. Çok kuvvetli bir kök yapısına sahiptir. 41B dikimden itibaren birkaç yıl zayıf gelişme göstermesine karşın ileriki yıllarda kuvvetli bir anaç oluşturur ve üzerine aşılanan çeşitte iyi meyve tutumu sağlar. % 40 aktif kirece dayanıklıdır. Standart çeşitlerle uyumu çok iyidir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;DİĞERLERİ&lt;br /&gt;Rupestris Du Lot&lt;/strong&gt; : Safkan Amerikan Asma Anacıdır. Yaprakları zerdali yaprağını andırır. Vejetasyon süresi çok uzun bir anaçtır. %14’ e kadar aktif kirece dayanıklıdır. Çok kuvvetli geliştiği için, üzerine aşılanan çeşitte o oranda gelişir. Bu da bazen verim noksanlığına neden olabilir. Bu durumda mutlaka uç alma yapılmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-4346650386713915797?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/4346650386713915797/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=4346650386713915797&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/4346650386713915797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/4346650386713915797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/07/amerikan-asma-analari-ve-zellikleri.html' title='AMERİKAN ASMA ANAÇLARI VE ÖZELLİKLERİ'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SHpYywiUBTI/AAAAAAAAATs/e2OEYuKi23s/s72-c/allotment-739257.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-1700132495435710559</id><published>2008-07-01T19:39:00.001+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:33.499+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şarap yapımı'/><title type='text'>Evde Şarap Yapımı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpeJCdwcFI/AAAAAAAAASQ/zgpTaQfpKEo/s1600-h/p13928b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218086627635654738" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpeJCdwcFI/AAAAAAAAASQ/zgpTaQfpKEo/s320/p13928b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şarap nedir? "Yalnız taze üzüm ve şırasının fermantasyonu ile elde edilen alkollü içkidir". Bu tarife göre şarap nasıl yapılır? Taze üzümün suyu sıkılır ve bekletilir. Doğal fermantasyonun sonucunda şarap elde edilir. Yöntem böylesine basit ama bilinmesi gereken bazı bilgiler, izlenmesi gereken bazı yöntemler var. Bunların ışığında ve tabii ki çokça edinilen deneyimler sonucunda şarap, hatta "iyi şarap" yapmak mümkündür. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;1. ÜZÜM: Şarap taze üzümden yapılır ve "iyi şarap iyi üzümden yapılır." Bu en önemli kural, başlangıç kuralıdır. Üzümden başka meyvaların fermantasyonu ile elma, vişne vb. bazı meyve şarapları yapılmaktadır. Fakat bu içkilerin "Şarap" olarak isimlendirilip isimlendirilmeyeceği bile henüz tartışmalıdır. Ben, yukarıda verdiğim ve TSE. Standardında da yer alan tarife uyarak yalnızca taze üzümden yapılan içeceğe "şarap" denilmesinin uygun olacağını savunuyorum.Hangi üzümden iyi şarap yapılacağı konusu profesyonellerin belki de kafa yordukları en önemli sorudur. Artık bu konuda o kadar yol alınmıştır ki üreticiler şaraplarını üzüm cinsleriyle adlandırmaktadır. Amatörler ise bu konuda tad alma duygularının önderliğinde seçimlerini yapacaklardır.Pazardan rasgele alınan üzümlerle yapılacak şarabın niteliği artık ulu tanrının lütfuna kalmıştır. Şarap yapmak isteyen kişi en önemli unsur olan üzümün nasıl üretildiğini, yani bağcılığı tanıması gerekmektedir. Bunun için çeşitli bağlar gezilmeli,üzüm çeşitleri tanınmalı, üzüm yetiştiricilerle konuşmalı, tanıdıkları üzüm cinsleriyle yapılmış şaraplar tadılarak literatür bilgileri pekiştirilmelidir. Bu konuda daha da ileri giderek her amatör şarap üreticisinin ufak da olsa bir bağ sahibi olması, kendi şaraplık üzümünün yetişmesine emek vermesi gerektiği kanısındayım. Yurdumuzun birçok üzüm yetiştirmeye uygun bölgesinde bu olanak mevcuttur. Şarap yapılacak üzümler gerekli olgunluğa erişmiş, temiz diri, canlı olmalıdır. Ezilmiş, hırpalanmış, çürümüş üzümlerden şarap yapmaya çalışmak baştan kabullenilmiş bir yenilgi ile sonuçlanacaktır.&lt;br /&gt;2. ŞARABIN RENGİ: Kırmızı üzümden her zaman kırmızı şarap yapılmayabilir, beyaz şarap da yapılabilir. Çünkü üzüm tanelerine rengini veren renk hücreleri üzümün kabuğunda bulunur. Eğer kırmızı bir üzüm tanesinin kabuklarını soyup sonra suyunu sıkarsanız, akan şıranın beyaz olduğunu görürsünüz. Dolayısı ile kırmızı şarap yapmak için üzümün suyunu yani şırasını kırmızı kabuklarla bekletip renk hücrelerinin şıraya geçmesini sağlamak gerekmektedir. Bu bekletme ne kadar uzun olursa şarabın rengi o kadar koyu olacaktır. (Tabii üzüm kabuğunda yeterli renk hücresi var ise.) Böylece açık sarıdan başlayarak pembe ve neredeyse bordoya kadar renk elde etmek mümkündür. Yapılan araştırmalarda kabukları ile 2 gün bekletilen şıraya renk hücrelerinin %40’ının, 4 gün bekletilen şıraya %70’inin geçtiği belirlenmiştir. Hatta şarabın renginin koyulaşması için yani renk hücrelerinin çoğunun şıraya geçmesini sağlamak amacıyla eskiden beri yapılagelen bir usul de cibrenin (üzümün kabuklarıyla beraber hali) karıştırılarak ısıtılmasıdır. Kısa süreli ve fazla buharlaşmaya yol açmadan yapılan bu ısıtma sırasında çok sayıda boyar madde şıraya geçer. Çürümüş, küflenmiş, çok sık salkımlarda iyi gelişmemiş taneler de şarap rengini bozacak faktörlerdir. Böyle taneleri ayıklamak gerekir.Elbette kabukları ve çekirdekleriyle bekletilen şıraya sadece renk hücreleri geçmez, başta tanen olmak üzere üzümün kabuğunda, çekirdeğinde, saplarında bulunan azotlu maddeler, fosfat asidi gibi bir çok madde de geçer. Bu yüzden kırmızı şaraplar daha tanenli, asitli dolgun, gövdeli olurlar. Ezildikten sonra kabuklarından ve çekirdeklerinden ayrılarak fermantasyona bırakılan şıradan elde edilen beyaz şaraplar daha hafif, ince, meyva aromaları daha güçlü olurlar.Şarap kalitesinin tahmin edilebilmesi için, üzüm tanesinde çekirdek arttıkça üzümde şeker miktarının azaldığını ve asiditenin arttığını göz önünde bulundurmakta yarar vardır.&lt;br /&gt;3. EZME, SIKMA Şarap yapmak üzere toplanmış üzümler en kısa zamanda ezilerek fermantasyon kaplarına konulmalıdır. Bunun için mümkünse işlem bağın uygun bir yerinde yapılmalıdır. Buna imkan bulunamazsa üzümler, bu iş için yapılmış üzüm taşıma kasalarında şarap yapılacak yere nakledilir. Bu da özenli bir şekilde yapılmalıdır, araba bagajında ve mevsim gereği genellikle aşırı sıcakta saatlerce yol gelmiş üzümler için ancak iyi bir sirke yapma olasılığından söz edilebilir.Ezme işlemi üzümün şırasını çıkartmak için yapılır. Profesyoneller büyük hidrolik preslerde hemen hemen hiç su bırakmamacasına sıkım yapmaktadırlar Ev çapında bir imalat için elle sıkma yapılabilir veya daha geleneksel olarak ayakla çiğneme yoluyla ezme işlemi mümkündür. Elbette hijyen kurallarına uymak koşuluyla. Sıkım işlemi küçük el presleriyle de yapılabilir ama burada dikkat edilmesi gereken kural, üzümün veya şırasının presin demir, alüminyum veya bakır gibi metal aksamı ile temas etmemesidir. Bu tür metaller her zaman şarapta kötü tadlar bırakma tehlikesini taşımaktadırlar. Yalnızca inox-paslanmaz malzemeler böyle bir tehlike taşımazlar.Sıkım sırasında dikkat edilmesi gereken başka bir önemli nokta çekirdeklerin parçalanmamasıdır. Çünkü üzüm çekirdekleri Tanen ve azotlu maddeler yanında oldukça yüksek oranda yağ (%13-20) taşırlar Kırmızı şarapların yapımı sırasında çekirdeklerde bulunan tanen, azotlu maddeler ve fosfat asidi gibi maddeler eriyerek şıraya karışırlar ama yağ gibi şarap kalitesini bozacak maddeler çekirdek içinde kalırlar. Eğer bu çekirdekler parçalanacak olursa yağlar şıraya karışır ve şarabı bozar. Eskiden beri şarap yapan Rum ailelerinde gördüğüm bir şekil de kırmızı şarap imalatında sıkım işleminin ve hatta fermantasyon işleminin üzüm sapları ile birlikte yapılmasıdır. Ben bunu uygun bulmuyorum, çünkü saplarda bulunan yüksek oranlı tanen bu yolla şıraya geçmekte ve şarapta fazlaca tanen tadının hissedilmesine yol açmaktadır. Bu yöntemin diğer bir sakıncası da sapların boyar maddeleri fazlaca emmesi ve renklenmenin gücünü kaybetmesidir. Benim önerim, kırmızı ve beyaz üzümlerin tanelerini saplarından ayırdıktan sonra, beyaz şarapta sıkım işleminden hemen sonra şırayı süzmek yani kabuk ve çekirdeklerden şırayı ayırmak ve fermantasyon kabına almak, kırmızı şarapta ise ezilmiş şıra ve kabukları birlikte fermantasyon kabına almak ve uygun bir süre bekledikten sonra şırayı süzmektir. Sıkma işlemi aynı cins üzümlerle yapılabileceği gibi farklı (ama birbirleri ile uyumlu) üzümlerle birlikte de yapılabilir ve birlikte fermantasyona bırakılabilir. Ama bu deneyim gerektiren bir işlemdir ve şaşırtıcı sonuçlara ulaştırabilecek bir serüvendir.&lt;br /&gt;4. FERMANTASYON (MAYALANMA, KAYNAMA) Fermantasyon, üzüm salkımının yapraklarında, kabuklarında, saplarında bulunan ve ezme, sıkma işlemi sırasında cibreye ve şıraya geçen bakterilerin faaliyeti ile meydana gelir. Bu faaliyet, şırada bulunan şekerin alkole dönüşmesi ve karbondioksit (CO²) gazının açığa çıkması sonucunu doğurur. Fermantasyon sırasında cibre kabarır, fokurdama başlar ve karbondioksit gazı neredeyse gözle görülebilecek şekilde kabarcıklar halinde çıkar. Gaz çıkışı o kadar kuvvetlidir ki serbestçe çıkış olanağı bulamazsa içinde bulunduğu kabı patlatabilir.Fermantasyon kapları ve ortam çok temiz ve kokusuz olmalı, kuvvetli kokular, küf, rutubet kokuları asla olmamalıdır. Önemli not. Şarap üretiminin hiçbir aşamasında tıraş losyonu, parfüm gibi kuvvetli kokuları kullanmayın aksi halde şarabınız sevdiğiniz parfümün kokusunu taşıyabilir. Fermantasyon kabı olarak en uygun malzeme paslanmaz çeliktir. Bunun yanı sıra cam damacanalar ve gıda maddeleri muhafazasına uygun polikarbonat gibi malzemelerden yapılmış damacanalar kullanılabilir. Plastik bidonlar kullanılmamalıdır. Ahşap fıçılar bir efsanedir. Ama ben kullanılmaması taraftarıyım. Çünkü iyi kalitede bir meşeden veya şarabı bozmayacak başka bir ağaçtan yapılmış bir fıçı temini çok zordur. Ahşap fıçı ne kadar doğru yapılmış olursa olsun sızdırmazlığı sağlamak da çok zordur içten ve dıştan uygun sızdırmazlık sağlayan malzemelerle kaplanması zorunludur ve bir fıçıyı üç veya beş kullanımdan sonra ne kadar temizlerseniz temizleyin artık şarap yapımına uygun değildir. Artık o bir dekorasyon objesidir. Başka bir önemli not. Şarabın düşmanı oksijendir, yani havadır. Şarabınızı ne kadar az hava ile temas ettirirseniz o kadar başarı şansınız artar. Bu yüzden fermantasyon kaplarında cibrenin veya şıranın hava ile temas yüzeyi az olmalıdır. Amatör şarap yapımcılarında fermantasyon sırasında ortaya çıkan karbondioksit gazının şarabı koruduğu düşüncesi hakimdir. Bu kısmen doğrudur. Karbondioksit gazı fermantasyon kabını doldurur hem havadan ağır olduğu için hem de gaz çıkışı sürekli olduğu için şıranın hava ile teması kesilmiş olur. Ama riske girmemek için fermantasyon başlığı veya sifonu kullanılması doğrudur. Fermantasyon başlığı kabın ağzına takılan ve bükülerek ucu su dolu bir kaba daldırılan bir borudan ibarettir. Böylelikle CO² basınçla çıktığı için tahliye olur ama havanın geçmesine (borunun ucu suyun içinde olduğu için) izin vermez. Marmara ve Ege bölgelerinde bağ bozumu genellikle sıcak havalara denk gelmektedir. .Bu yüzden de fermantasyon, ister istemez ortam ısısının yüksek olduğu bir zamanda olacaktır.İyi bir şarap yapımı için ısının belli bir sınırı aşmaması gerekmektedir.Fermantasyonun sadece kimyasal bir olay olmayıp biyolojik bir faaliyet olduğu da unutulmamalıdır. Mayalanmayı sağlayan bakteriler canlıdırlar. Isının aşırı yükselmesi bu bakterilerin işlerini görmelerini zorlaştırır. Bazı bakterilerin 40 C° de zorlandıkları 70C° de ise tamamen öldükleri bilinmektedir. Ayrıca ortamda artan alkol miktarı da bakterilerin işini zorlaştırmaktadır. Bu bakımdan fermantasyon sırasında çok dikkatli olmalıdır.Mayalanma ısı yaratan bir faaliyettir. Bir molekül şekerin değişiminden iki molekül etil alkol, iki molekül CO² ve 33 kalori ortaya çıkar. Litresinde 180 gram şeker bulunan şıranın tam fermantasyonu ile ısı yükselişi 15 derecedir. Eğer ortam 20C° ise ilave 15 C° ile ısı 35C° ye yükselecektir. Tabii pratikte buharlaşma ve dış ortam ısısının daha düşük olması nedeniyle şıradaki ısı yükselmesi daha az olur. Ama sınır 35C° olarak bilinmelidir. Eğer şıra bu noktaya kadar ısınırsa bakterilerin faaliyetlerini durdurması tehlikesi vardır. Fermantasyonun durmasıyla şekerli kalan şarap, kalan şekerin asit ve laktik aside dönüşmesiyle bozulur. Eğer fermantasyon sırasında ısının yükseldiği ve tehlike oluşabileceği tahmin edilirse pratik bir çözüm olarak fermantasyon kaplarını su emen bir bezle sarmalamalı ve bu bezi ıslatmalıdır. Böylece bezden buharlaşan su ortamdan ısı alacak ve şırayı soğutacaktır. Böylece sağlıklı bir fermantasyon gerçekleşebilir.Eğer çok sıcak bir mevsimde şarap yapıyorsanız karşılaşacağınız durum genellikle şöyle olacaktır.· Mahsul erken olgunlaşacak, üzüm tanelerindeki şeker oranı yüksek olacaktır.· Asidite zayıf olacaktır.· Fermantasyonda yüksek ısı ile karşılaşılacak ve önce hızla ilerleyecek fermantasyon ısı nedeniyle yavaşlayacak ve durma noktasına gelecektir.· Şarabınız şekerli kalacak ve bir süre sonra bozulma riski taşıyacaktır.Eğer ısı yükselmesinden dolayı fermantasyon yavaşlamışsa soğutulma ile faaliyet tekrar başlar. (Profesyoneller bu aşamada maya ilavesi gibi önlemler alırlar ama bu işlem amatörler için uygun değildir.)Fermantasyon yavaşlamasının ve hatta durmasının başka nedenleri de vardır. Başta ortam alkolünün artmasıdır. Alkol miktarı %11-15’e vardığı zaman artık bakteriler ölür ve fermantasyon durur. İyi bir fermantasyonun amacı şırada bulunan şekerin tamamının dönüşüme uğramasıdır. Kalan şeker şarabın bozulmasına yol açar.Mayalanmayı sağlayan bakteriler küçük canlılardır ve her canlı gibi onların da havaya gereksinimleri vardır. Eğer havasız kalırlarsa ölürler ve görevlerini yapamazlar. Eğer diğer koşullarda bir olumsuzluk olmadığı halde fermantasyon yavaşlarsa cibreyi karıştırarak havalandırmak gerekmektedir. Elbette bu işlem kısa sürede ve dikkatli yapılmalıdır. Unutulmamalı ki hava ile teması fazla olan cibre bozulma tehlikesi de taşır.&lt;br /&gt;5. ŞİŞELEME-SAKLAMA Fermantasyon işlemi tamamen biten ve artık şarap olama yolunda hızla ilerleyen şarap fermantasyon kabından alınmalı ve çamur adı verilen tortusundan ayrılmalıdır. (Tortu ile uzun süre kalacak olan şarap bozulma tehlikesi taşır, en azından hoş olmayan tadlar kazanır.) Fabrikalarda filtrason yöntemi ile yapılan bu ayırma işlemi amatörler için ince bir boru aracılığı ile sifonlama ile dipte biriken tortuyu bulandırmadan şişelere aktarma yolu ile yapılabilir. Tabii bu yöntemle çok berrak bir şarap elde etmek pek mümkün olmayabilir ama yöntem dikkatli uygulanırsa sonuç amatörler için sevindiricidir. Saklama kaplarının en uygun olanı şişelerdir. Şişeler çok temiz olmalıdır. Kuvvetli aromalı sıvıların saklandığı şişeler çok iyi temizlenmediği halde şarabınız bu kokuları da taşır. Örnek olarak kullanılmış rakı şişelerinin saklama kabı olarak uygun değildir. Çünkü anason güçlü bir aromadır ve yok edilmesi çok zordur.Şarap saklanacak şişelerin hava almayacak şekilde sıkıca kapanması gerekmektedir. Bunun için en uygun yöntem mantarlamaktır. Amatör şarap yapımcılarının basit bir mantar presi temin etmeleri gerekmektedir. Kullanılacak mantarlar ise muhakkak yeni olmalıdır. Kullanılmış bir mantar tekrar kullanılamaz.Ağzı sıkı sıkıya mantarlanmış şişeler, güneş ışığından uzak rutubetsiz ve kokusuz, serin bir ortamda yatık olarak saklanmalıdır ki uzun süre bozulmadan kalabilsin. Ama ben yine de koleksiyon amacı ile saklanacak birkaç şişe dışında şarabınızı 1-2 sene içinde tüketmenizi öneririm.&lt;br /&gt;Afiyet olsun. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-1700132495435710559?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/1700132495435710559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=1700132495435710559&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/1700132495435710559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/1700132495435710559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/07/evde-arap-yapm.html' title='Evde Şarap Yapımı'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpeJCdwcFI/AAAAAAAAASQ/zgpTaQfpKEo/s72-c/p13928b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-6420460813944837401</id><published>2008-07-01T18:56:00.022+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:35.065+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Resimler'/><title type='text'>Dilcikli İngiliz Aşısı Yapımı</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpYC3bvZOI/AAAAAAAAASI/QKnSStCkcyA/s1600-h/illustra.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218079924525425890" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpYC3bvZOI/AAAAAAAAASI/QKnSStCkcyA/s320/illustra.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; Dilcikli ingiliz aşısı kalem kesim şekli yukarıdaki gibidir.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpX-uFC6gI/AAAAAAAAASA/rHUVUN2-Z2E/s1600-h/slide2c.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218079853294840322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpX-uFC6gI/AAAAAAAAASA/rHUVUN2-Z2E/s320/slide2c.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Anaç aşı yapılcak kollar uygun şekilde kesilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpX4arYLFI/AAAAAAAAAR4/HUBSqzuoRAU/s1600-h/slide6f.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218079745007692882" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpX4arYLFI/AAAAAAAAAR4/HUBSqzuoRAU/s320/slide6f.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Anaca kalemin oturtulacağı yarık açılır&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpXp_cZfYI/AAAAAAAAARo/MOTzD2MqpfI/s1600-h/slide13c.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218079497178938754" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpXp_cZfYI/AAAAAAAAARo/MOTzD2MqpfI/s320/slide13c.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Anaca yapılacak aşı kalemi uygun şekilde 45 derece açı ile kesilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218077792182916978" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpWGv1q13I/AAAAAAAAAQ4/tQ9F2yTvB3I/s320/slide14a.jpg" border="0" /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpVoANA5MI/AAAAAAAAAQY/7LYg9WWg_5Y/s1600-h/slide18c.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218077263999853762" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpVoANA5MI/AAAAAAAAAQY/7LYg9WWg_5Y/s320/slide18c.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpVj-trHwI/AAAAAAAAAQQ/X5h6wYVBGJk/s1600-h/slide19c.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218077194880491266" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpVj-trHwI/AAAAAAAAAQQ/X5h6wYVBGJk/s320/slide19c.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpVe6XzQ3I/AAAAAAAAAQI/k5W5jjcuSR4/s1600-h/slide20c.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218077107815662450" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpVe6XzQ3I/AAAAAAAAAQI/k5W5jjcuSR4/s320/slide20c.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpVPzG9oII/AAAAAAAAAQA/Jkp0IzSDBRs/s1600-h/slide22c.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218076848167952514" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpVPzG9oII/AAAAAAAAAQA/Jkp0IzSDBRs/s320/slide22c.jpg" border="0" /&gt; &lt;p align="center"&gt;&lt;/a&gt;Kalemlerin etrafı macunlanır. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Dikkat&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;:Fotoğraflar leshurp sitesine aittir.İzinsiz kullanılamaz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-6420460813944837401?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/6420460813944837401/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=6420460813944837401&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/6420460813944837401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/6420460813944837401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/07/dilcikli-ingiliz-as-yapm.html' title='Dilcikli İngiliz Aşısı Yapımı'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpYC3bvZOI/AAAAAAAAASI/QKnSStCkcyA/s72-c/illustra.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-3485698991929056471</id><published>2008-07-01T18:42:00.007+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:35.663+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Resimler'/><title type='text'>Göz Aşısı Yapımı</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpRI-yZlsI/AAAAAAAAAP4/EU0HPzDS-7Y/s1600-h/100_2221.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218072332997334722" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpRI-yZlsI/AAAAAAAAAP4/EU0HPzDS-7Y/s320/100_2221.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Aşı yapılacak anacın kolları aşıya uygun şekilde kesilir.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpRDS5wCxI/AAAAAAAAAPw/Em_N7wuBSTg/s1600-h/100_2242.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218072235317660434" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpRDS5wCxI/AAAAAAAAAPw/Em_N7wuBSTg/s320/100_2242.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Anaca gözü yerleştireceğimiz yer açılır.Derinliği göz iyice oturacak şekilde olmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpQ8kSyCKI/AAAAAAAAAPo/NMY4nr8WFf4/s1600-h/100_2244.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218072119726966946" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpQ8kSyCKI/AAAAAAAAAPo/NMY4nr8WFf4/s320/100_2244.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Aşılayağımız olan kültürün gözü kalemden kesilerek alınır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpQ0NRx_ZI/AAAAAAAAAPg/tglaIV7vDZQ/s1600-h/100_2238.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218071976109800850" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpQ0NRx_ZI/AAAAAAAAAPg/tglaIV7vDZQ/s320/100_2238.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Kesilen göz anaca göz yukarı bakacak şekilde yerleştirilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpQqooD8rI/AAAAAAAAAPY/ZjxR_iQABBw/s1600-h/100_2223.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218071811652317874" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpQqooD8rI/AAAAAAAAAPY/ZjxR_iQABBw/s320/100_2223.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Aşı hava almayacak ve su geçirmeyecek bir esnek bant ile sarılır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Dikkat&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;:Fotoğraflar leshurp sitesine aittir.İzinsiz kullanılamaz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-3485698991929056471?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/3485698991929056471/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=3485698991929056471&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/3485698991929056471'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/3485698991929056471'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/07/gz-as-yapm.html' title='Göz Aşısı Yapımı'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SGpRI-yZlsI/AAAAAAAAAP4/EU0HPzDS-7Y/s72-c/100_2221.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-4475644770918720899</id><published>2008-06-18T09:22:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:35.784+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Türkiye Şarap Bölgeleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFiqMJ5xJWI/AAAAAAAAAOY/OFS_51M0Y90/s1600-h/t%C3%BCr.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213103694474716514" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFiqMJ5xJWI/AAAAAAAAAOY/OFS_51M0Y90/s320/t%C3%BCr.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Türkiye 540.000 hektarlık üzüm bağları ile dünyada 5. sırada yer alırken, yıllık 60 milyon litrelik şarap üretimi ile dünya pazarının sadece binde 2’sini alabilmektedir. Bunda üzüm bağlarının eski olması, kullanılan teknolojilerin eskimesi, şaraphane sayısının azalması, bağların parçalı bir yapıya sahip olması ve ıslahının gerekli şekilde yapılamaması ve en önemlisi üzümün şarap dışında kurutmalık, sofralık, pestil gibi şekillerde değerlendirilmesi gibi faktörlerin etkili olduğu görülmektedir.&lt;br /&gt;Gerek iklim özellikleri gerekse toprak yapısı Türkiye’de 1.000’in üzerinde üzüm çeşidi üretiminin yapılmasını elverişli kılmakla birlikte, bunların yalnızca 10 -15 kadarı şaraplık olarak değerlendirilmektedir. Son yıllarda yerli üzümler yanında ithal çeşitler de yetiştirilmiş ve başarılı olmuştur. Ülkemiz üzüm çeşidi konusunda oldukça zengindir ancak bu üzümlerin hepsi verimli değildir ve şaraplık olarak değerlendirilememektedir. Şaraplık olanlar içinde de kaliteli şarap üretiminde kullanılacakların sayıları sınırlı kalmaktadır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-4475644770918720899?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/4475644770918720899/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=4475644770918720899&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/4475644770918720899'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/4475644770918720899'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/06/trkiye-arap-blgeleri.html' title='Türkiye Şarap Bölgeleri'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFiqMJ5xJWI/AAAAAAAAAOY/OFS_51M0Y90/s72-c/t%C3%BCr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-6225696298554693559</id><published>2008-06-18T09:06:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:35.922+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Portekiz Bağcılığı Hakkında</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFinD4jbSUI/AAAAAAAAAOQ/G9XNnAEGQjE/s1600-h/ramos_1_vineyard.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213100253843769666" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFinD4jbSUI/AAAAAAAAAOQ/G9XNnAEGQjE/s320/ramos_1_vineyard.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Portekiz eskiden beri bağların çok olduğu ancak şarapçılığı az bilinen bir ülkedir. Dünyada şarap üretiminde&lt;br /&gt;ilk on arasında yer almaktadır . Portekiz şarapları denildiğinde akla ilk gelen Mateus(Rose) ve Port&lt;br /&gt;şaraplarıdır. En ünlü şarabı Port, Douro Nehri Vadisi’nce üretilmektedir. Son zamanlarda bu bölgede Porto&lt;br /&gt;yanında başka kırmızı şaraplar da piyasaya sürülmektedir.&lt;br /&gt;Portekiz, uzun şarap üretimi geçmişi ve tarihi ile önemli sayıda yerel üzüm varyetesine sahiptir. Pek çok yeni dünya şarap ülkesi gibi uluslararası standart varyeteler tarafından tamamen işgal edilmemiş durumdadır.&lt;br /&gt;Portekiz’de DOC (Coğrafi Köken Kontrolüne Göre Adlandırma -"Denomination of Origin Controlled")&lt;br /&gt;sistemi uygulanmaktadır. Bölgeler ülkenin kuzeyinden güneyine doğru şu şekilde sıralanmışlardır;&lt;br /&gt;Vinho Verde Bölgesi&lt;br /&gt;En kuzeyde Vinho Verde (Yeşil şarap) bölgesi bulunur. Bu bölgede adı gibi yeşil şaraplar olmasa da, ham üzüm tadını andıracak derecede keskin taze şaraplara rastlamak mümkündür. Tüm kuzey Atlantik iklimine açıktır ve önemli ölçüde yağış alır. Beyaz şarap üretimi baskın olup en önemli varyete Alvarinho’dur. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Douro Vadisi Bölgesi&lt;br /&gt;Sera Do Marao dağları Atlantik bulutlarının iç bölgelere erişmesini engellemektedir. Bu sarp ve dağlık bölgede önemli kırmızı varyeteler olarak hem Port, hemde klasik şarap üretiminde kullanılan Touriga Francesa ve Touriga Nacional yetiştirilmektedir.&lt;br /&gt;Dao&lt;br /&gt;Daha güneye doğru inerken Dao bölgesine ulaşılır. Kırmızı şarap yapımında en çok Touriga Nacional kullanılmakla beraber; kupajlarda Bastardo, Jaen, Tinto Cao ve Alfrocheiro Preto üzümleri de önemli varyeteler olarak belirgin yer tutarlar. Bir bakıma Dao kırmızıları, Douro kırmızılarını anımsatmakla beraber, daha az kuvvetli ama daha karmaşık özellikler sergilemektedir.&lt;br /&gt;Estremadura, Ribatejo, Setubal ve Palmela Bölgeleri&lt;br /&gt;Tagu nehri boyu ve çevresinde sırasıyla Estremadura, Ribatejo, Setubal ve Palmela bölgeleri belirgin farklarla özellikleri değişmekle birlikte, çok sayıda DOC şaraba ev sahipliği yaparlar.&lt;br /&gt;Alentejo Bölgesi&lt;br /&gt;Güneyde Lizbonun doğusunda ise nüfus oranı daha düşük olan Alentejo düzlükleri uzanmaktadır. Bu bölge üreticilerinin yaratıcılığı ile en fazla olumlu sürpriz yapma özeliğine sahip “yeni” şarap bölgelerinden biridir. Belirgin bir varyete olmamakla birlikte, çeşitli yerel ve uluslararası varyete yetiştirilmekte ve özel üretimlerde kullanılmaktadır. Bunlar arasında Tempranillo,Trincadeira, Marques de Borba, Tapa de Colheiros yerel varyeteleri ve Cabarnet Sauvignon, Merlot ve Syrah gibi çok tanınmış uluslararası varyetelerde bulunabilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-6225696298554693559?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/6225696298554693559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=6225696298554693559&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/6225696298554693559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/6225696298554693559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/06/portekiz-bacl-hakknda.html' title='Portekiz Bağcılığı Hakkında'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFinD4jbSUI/AAAAAAAAAOQ/G9XNnAEGQjE/s72-c/ramos_1_vineyard.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-7407844657322703192</id><published>2008-06-18T08:59:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:36.065+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Avustralya Bağcılığı Hakkında</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFilEWcoTnI/AAAAAAAAAOI/Wxh56f03vlk/s1600-h/Australiawine_Alamy460.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213098062845070962" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFilEWcoTnI/AAAAAAAAAOI/Wxh56f03vlk/s400/Australiawine_Alamy460.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Avustralya şarapları, hem belirgin derecede Avustralya özellikleri taşımaları, hem de dünya çerçevesine iyi&lt;br /&gt;bir şekilde uyum göstermeleri sayesinde “Yeni Dünya Şarapları” terimini en iyi şekilde temsil etmektedirler.&lt;br /&gt;Avustralya’da şarap tarihi, bağların Ümit Burnu’ndan ithal edildiği 1791 yılına dek uzanmaktadır. Bağların&lt;br /&gt;Avrupa’dan ithal edilmeleri nedeni ile yerel bir üzüm türü bulunmamaktadır.&lt;br /&gt; 1982  yılında  ülkeden  ilk  şarap  ihracatı  yapılmıştır.  1996-2003  yılları  arasında  ihracatta  yaşanan  artışlar yabancı  yatırımcıların  ülkede  şarap  üretimine  girmesini  sağlamıştır.  2003  yılı  itibarıyla  151.000  hektarlık alan üzerinde 90 çeşit üzüm üretimi yapılabilmektedir.&lt;br /&gt; Avustralya’da  kırmızı  şaraptan  tatlı,  meyveli,  köpüklü  şaraplara  kadar  her  çeşitte  şarap  üretilmektedir.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Kıtadaki   geniş   mevsim   ve   toprak    çeşitliliğinin  yansıması   sonucu   60’tan    fazla  bölgede   şarap&lt;br /&gt;üretilebilmektedir. Bu bölgeler Mudgee, Murrumbidgee, Murray Nehri Vadileri, Doğu Vale Clare Vadisi ve&lt;br /&gt;Riverland (Doğu Avustralya; Rutherglen, Yarra Vadisi ve Victorya)’dır.&lt;br /&gt; Batı Avustralya eyaletleri Tazmanya ve Quennsland de hacim olarak sürekli büyüyen, kaliteli ve ünlü şarap sanayilerine  sahiptir.  Coğrafi  göstergeler,  Avustralya  şarabının  hangi  bölgeye  ait  olduğunu  resmi  olarak belgelemekte  kullanılır.  Şarap  üretimi  temel  olarak,  New  South  Whales,  South  Australia  ve  Victoria eyaletlerinde  gerçekleştirilmektedir.  Bu  birbirinden  farklı  bölgelerin  ürünlerinin  harmanlandığı  ürünlerin etiketlerinde ise “South East Australia” deyimi kullanılmaktadır.&lt;br /&gt; Fransız  üzüm  türleri  olan  Semillon,  Sauvignon  Blanc,  Chardonnay,  Cabernet  Sauvignon,  Pinot  Noir  ve Merlot bağ oranlarında başta yer alır ve bu üzüm türleri her bölgede yetiştirilmektedir. Shiraz ise ülkedeki kırmızı şaraplık üzüm alanının %37’sini kapsayan, Fransa’daki Syrah ile aynı özelliğe sahip ve yumuşak ve ipeksi   şarap   üretilen   Hunter   Vadisi   ile   New   South   Whales’den,   büyük   ve   baharatlı   şarap   üretilen Avustralya’nın güneyindeki  Barosa Vadisi’ne dek tüm toprak ve iklim şartlarına uyum sağlayabilen üzüm türüdür.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-7407844657322703192?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/7407844657322703192/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=7407844657322703192&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/7407844657322703192'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/7407844657322703192'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/06/avustralya-bacl-hakknda.html' title='Avustralya Bağcılığı Hakkında'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFilEWcoTnI/AAAAAAAAAOI/Wxh56f03vlk/s72-c/Australiawine_Alamy460.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-8704010522484319725</id><published>2008-06-18T08:53:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:36.261+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Şili Bağcılığı Hakkında</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFijcXjHobI/AAAAAAAAAOA/wgPu589_6Q0/s1600-h/ch464-33788.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213096276434330034" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFijcXjHobI/AAAAAAAAAOA/wgPu589_6Q0/s320/ch464-33788.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şili’de kendine has özelliklere sahip şarap üretimi yapılmaktadır. Bu özellikler sayesinde dünyanın en saygın şarap   üreticileri   arasında   yer   almaktadır.   İklim   şartlarının   uygunluğu   sayesinde   üzümler   tam   olarak olgunlaşabilmekte, hasat zamanında ve öncesinde yağış alınmaması sayesinde yıldan yıla şarap kalitesinde önemli bir değişiklik yaşanmamaktadır.&lt;br /&gt; Güneş ışınlarının en iyi geldiği enlemde, Pasifik rüzgarı ve And Dağları’nın koruyucu yapısı, üzüm çeşitleri&lt;br /&gt;için ülkenin kuzeyinden güneyine kadar tüm vadilerinde çok iyi bir ortam yaratmaktadır. Özellikle ülkenin&lt;br /&gt;orta  bölümünde,  Bordeaux iklimine  yakın  ve  üzüm  yetiştiriciliği  için  ideal  ılıman  bir iklim  vardır.  Şili’de&lt;br /&gt;hemen hemen her üzüm çeşidinin üretilebileceği bölgeler mevcuttur.&lt;br /&gt; Şili  şaraphaneleri,  şaraplarının  kalitesiyle  uluslararası  üreticiler  arasında  prestijli  bir  yere  sahiptir.  Şili’nin doğal  kaynakları  ve oldukça geliştirilmiş üretim yöntemleri, şaraplarının başarısına katkıda bulunmaktadır.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Şili  şarapları,  Fransız,  İtalyan  ve  İspanyol  üreticileri  ile  rekabet  ederek  birçok  uluslararası  derece  ve  ödül almıştır. Şili şarapları aynı zamanda dünyanın başka alanlarında üretilen şaraplardan daha yüksek düzeyde&lt;br /&gt;antioksidan ve aroma içerir. Doğal olarak oluşan antioksidanların belirli kronik hastalıkları, özellikle damar&lt;br /&gt;hastalıklarını önlediklerine inanılmaktadır.&lt;br /&gt; Şarap sanayii; teknolojik girdilerini, üretim yöntemlerini ve toplam kaliteyi geliştirerek başarıya ulaşmıştır.&lt;br /&gt;1980’lerde   birçok  şaraphane,   yurtdışından   artan   talepleri   karşılayabilmek  için   ekipman   ve   tesislerini&lt;br /&gt;yenilemiştir.  Paslanmaz  çelikten  yapılan  yeni  tanklar,  yerel  rauli  ağacından  yapılmış  eski  ahşap  fıçıların&lt;br /&gt;yerini almış ve üreticilerin, kaliteli şarap üretimlerinde ısı düzeyini daha iyi ayarlayabilmelerini sağlamıştır. Cabernet üzümlerindeki verimlilik sayesinde bir hektarlık araziden Fransa’dakinin iki katı ürün alınmaktadır.&lt;br /&gt;Yeni teknolojilere ek olarak, Şili’nin yüksek yetenekli  işgücü ve çevre dostu üretim yöntemleri de yüksek kaliteli şarap üretimine yardımcı olmaktadır. Şili değişik türlerde şarap üretmekte ve aynı zamanda yeni bağ alanları eklemeye devam etmektedir.&lt;br /&gt; 65,000  hektarlık  bağ alanı  içinde  yılda  7  milyon  hl.  şarap  üretimi  yapılan  Şili’de  üzüm  bağları,  kontrollü alanlar sistemiyle ayrılmış olup, şarap etiketlerinde bu bölgelerden birinin ismi bulunmaktadır. Temel olarak bölgeler, And Dağları’nın doğusundan denize uzanan akarsuların oluşturduğu vadilerdir.&lt;br /&gt; Ülkenin başlıca şarap bölgeleri içinde yer alan Acancagua, kuzeyde yer almaktadır ve sıcak iklimi kırmızı şarap  üretimi  için  uygundur.  Burada  kaliteli  Cabernet  Sauvignon,  Merlot  ve  Syrah  üretilmektedir.  Şili’yi dünyada  ön  plana  çıkaran  bölgelerden  biri  Casablanca’dır.  Serin  iklime  sahip,  kıyı  bölgesinde  kaliteli Chardonnay,  Sauvignon  Blanc  üretilmektedir.  Maipõ,  Santiago’nun  güneyinde  yer  almaktadır.  Ülkenin  en tanınmış ve kaliteli şarap bölgelerindendir.  Cabernet Sauvignon, Semillon üretimi yapılan en önemli şaraptır&lt;br /&gt;ve   kalitesi   oldukça   yüksektir.   Rapel’de   iyi   şarap   alanlarının   büyük   kısmında   Carmen   ve   Merlot üretilmektedir. Cruicõ and Maule çok sayıda orta kalite şarap üretilen bir bölgedir. Bío Bío, büyük bir alanı&lt;br /&gt;kapsamaktadır, Maule Vadisi’nin güneyindedir. Ucuz şarap üretimine ağırlık verilmekle birlikte bölgeye yeni yatırımlar yapılmaktadır.&lt;br /&gt; Yeni   dünya   şarabı   ülkeleri   ile   karşılaştırıldığında   Şili’nin   kendine   özgü   bir   şarap   üretimi   olmadığı görülmektedir,  Bordeaux  üzüm türleri  üzerine  yoğunlaşan ülke,  Güney Yarımküre’nin  Bordeaux’su  olarak nitelendirilebilir.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-8704010522484319725?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/8704010522484319725/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=8704010522484319725&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/8704010522484319725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/8704010522484319725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/06/ili-bacl-hakknda.html' title='Şili Bağcılığı Hakkında'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFijcXjHobI/AAAAAAAAAOA/wgPu589_6Q0/s72-c/ch464-33788.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-6797231833320844332</id><published>2008-06-18T08:49:00.001+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:36.417+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Arjantin Bağcılığı Hakkında</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFiiRiPCO6I/AAAAAAAAAN4/9-hSSlUzolY/s1600-h/Argentina-vineyard(1).jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213094990812691362" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFiiRiPCO6I/AAAAAAAAAN4/9-hSSlUzolY/s320/Argentina-vineyard(1).jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Arjantin,   Güney   Amerika’daki   en   önemli   şarap   üreticisi   ülkedir   ve   hala   potansiyelinin   tamamı değerlendirilmemektedir. 300.000 hektar bağ alanında yılda 15-20 milyon hl. üretim yapılmaktadır. Başlıca şarap üretilen topraklar, Ant  Dağları’nın doğu etekleri  boyunca, komşu ülke Şili’nin şarap üretimi  yapılan topraklarına  paralel   olarak  uzanan  bölgededir.  Arjantin’de  şarap  üretiminin  tarihçesi   1500’lü  yılların ortalarına  kadar  uzanmaktadır.  Bu  tarihlerde,  çok  kaliteli  olmayan  üzüm  türleri  İspanya,  Peru,  Şili  ve Amerika  Birleşik  Devletleri’nden  getirilmişti.  Ancak,  1885  yılında  Buenos  Aires-Mendoza  tren  yolu açıldıktan  sonra  İtalya,  İspanya  ve  Fransa’dan  ikinci  bir  göçmen  akını  yaşandığında,  bu  yörelerin  üzüm türleri ve şarap üretimi teknikleri de Arjantin’e gelip yerleşmiştir.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt; Arjantin’in  en  önemli  bölgesi  Mendoza’dır, onun ardından San Juan,  La Rioja, Salta, Jujuy ve  Catamarca gelmektedir. Bu bölgelerde temel olarak yetişen üzüm türü, yerel şarapların yapımında kullanılan geleneksel Cereza ve Criolla Grande üzümüdür. Bu arada gittikçe büyüyen ihracat pazarı için Fransız üzüm türlerinden Chardonnay,  Sauvignon  Blanc,  Merlot,  Malbec,  Cabernet  Sauvignon,  Syrah  ve  İtalyan  üzüm  türlerinden Sangiovese,  Nebiolo  ve  Dolcetto  kullanılmaktadır.  Arjantin’de  yetişen  üzüm  türleri  içinden  en  değişiği, Fransız harman türü olan Malbec üzümüdür.&lt;br /&gt; Arjantin’de   bağcılığın   geleceği   çok   parlak   görünmektedir.   Bu   nedenle   yabancı   yatırımcılar,   üretimi genişletmek   için   güneyde,   Patagonya   yakınlarındaki   Rio   Nero   ve   Neuquén   bölgelerine   yatırım yapmaktadırlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-6797231833320844332?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/6797231833320844332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=6797231833320844332&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/6797231833320844332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/6797231833320844332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/06/arjantin-bacl-hakknda.html' title='Arjantin Bağcılığı Hakkında'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFiiRiPCO6I/AAAAAAAAAN4/9-hSSlUzolY/s72-c/Argentina-vineyard(1).jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-1347230457599204857</id><published>2008-06-18T08:44:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:36.741+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Amerika Birleşik Devletleri Bağcılığı Hakkında</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFihOj4_4aI/AAAAAAAAANw/7VASfmkgd9w/s1600-h/US48_JWI1275_M~Red-Willow-Vineyard-with-Stone-Chapel-Yakima-County-Washington-USA-Posters.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213093840205898146" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFihOj4_4aI/AAAAAAAAANw/7VASfmkgd9w/s320/US48_JWI1275_M~Red-Willow-Vineyard-with-Stone-Chapel-Yakima-County-Washington-USA-Posters.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;ABD şarap üretimine, ülkede geleneksel şarap kültürünün bulunmaması, çeşitli hastalıklar ve yasaklamalar nedeniyle üretimin yapılamamasından dolayı  Avrupa ülkelerinden sonra başlamıştır. Ancak ülkedeki  şarap tüketiminin  artması  ile  1970’lerde  hızlı  bir  şekilde  bağcılığa  başlanması  ve  şarap  üretiminin  artması  ile dünyadaki önemli şarap üreticisi ülkelerden biri haline gelmiştir. Kaliforniya, ABD’deki en büyük ve en ünlü şarap  üreticisi  eyalettir.  2004  yılında  bölgedeki  19.280.000  hl.  şarap  satışından  15  milyar  $  gelir  elde edilmiştir.&lt;br /&gt; Eyalet içinde çok sayıda üzüm çeşidinin yetiştiği önemli bölgeler bulunmaktadır. Güneyde, Santa Barbara’da Pinot Noir, Cabernet Sauvignon, Merlot, Syrah ve Chardonnay yetişmektedir. Bu bölgenin kuzeyinde Santa Ynez  ve  Santa  Maria  bölgelerinde  Pinot  Noir  üzüm  türü  üretimi  başarılıdır.  Kuzeyde  iç  kesimlerde  eski Zinfandel  üzümü  bağları  ile  tanınan  Paso  Robles  bölgesi  vardır.  San  Fransisco’nun  kuzeyinde  hafif  şarap üretimi bölgeleri başlar ve bu bölgeler Chardonnay ve Pinot Noir üzümleri üretimi ile ünlüdür.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt; Kaliforniya’nın en önemli şarap üretim bölgesi Napa Vadisi’dir. Bölge iklimi ve toprak çeşitliliği sayesinde Chardonnay,  Cabernet,  Sauvignon  Blanc  ve  Zinfandel  türleri  yetişmektedir.  Napa  Vadisi’nin  batısında Alexander Vadisi, Chalk Tepesi, Dry Creek, Knights Vadisi ve Russian Nehri’ni kapsayan Sonoma County bulunmaktadır.  Alexander  Vadisi’nde  yetiştirilen  bağlardan  çok  kaliteli  şaraplar  elde  edilmektedir.  Chalk Tepesi’nin tamamına yakınında Chardonnay ve Sauvignon Blanc üretimi yapılmaktadır. Dry Creek’te dikim alanının   büyük   kısmında   beyaz   üzüm   türlerinden   ağırlıklı   olarak   Chardonnay   ve   Sauvignon   Blanc yetiştirilmesine karşın bölge eski Zinfandel bağları ile tanınmaktadır. Knigts Vadisi’nde çoğunlukla Cabernet Sauvignon, Russian Nehri bölgesinde ise Pinot Noir ve Chardonnay üzümleri üretilmektedir.&lt;br /&gt; Ülkenin  kuzeybatısında  da  şarap  üretimi  başlamıştır.  Oregon  ve  Washington  Eyaletleri’nde,  güneydeki&lt;br /&gt;üzümler  yetiştirilememekle  birlikte,  yapılan  araştırmalar  bu  bölgelerde  bazı  üzüm  türlerinde  çok  başarılı&lt;br /&gt;sonuçlar alınabileceği  belirlenmiştir. Serin ve sisli iklimi sayesinde en iyi Pinot Noir üzümlerinden birinin ve&lt;br /&gt;en  iyi  Pinot  Gris  üzüm  türünün  yetiştirildiği  bölgelerdir.  Washington  Eyaleti’nde  ayrıca  geleneksel  üzüm&lt;br /&gt;türleri arasında yer alan Chardonnay, Riesling, Semillion, Sauvignon Blanc , Merlot ve Cabernet Sauvignon&lt;br /&gt;üretimi de yapılmaktadır.&lt;br /&gt; Yukarıda  sayılanlar  dışında  ABD’de  şarap  üretimi  yapılan  bölgeler  arasında  Alabama,  Alaska,  Arizona, Arkansas,Colorado,Connecticut, Delaware, Florida, Georgia, Hawaii, Idaho, Illinois, Indiana, Iowa, Kansas, Kentucky,  Louisiana,  Maryland,  Massachusetts,  Michigan,  Minnesota,  Mississippi,  Missouri  ,Montana, Nebraska,  Nevada,  New  Hamshire,  New  Jersey,  New  Mexico,  New  York,  North  Carolina,  North  Dakota, Ohio,Oklahoma,  Pennsylvania,  Rhode  Island,  South  Carolina,  South  Dakota,  Tennessee,  Texas,  Utah, Vermont, Virginia, West Virginia, Wisconsin, Wyoming de yer almaktadır.&lt;br /&gt; ABD’de   özellikle   üniversitelerde   yapılan   çalışmalar   sonucunda   bağ   yetiştiriciliği   ve   şarap   üretim teknolojilerinde  önemli  gelişmeler  kaydedilmiş ve  bu  sayede  ABD  dünyada  kaliteli  şarap  üretimi  yapılan ülkeler  arasından  yer  almıştır.  Kullanılan  yeni  teknolojiler  buradan  tüm  dünyaya  yayılarak,  kaliteli  şarap üretiminin  artmasına  katkı  sağlamıştır  ve  bu  alanda  yapılan  çalışmalarla  yeni  üzüm  türleri  ve  üretim bölgelerine ulaşılması planlanmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-1347230457599204857?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/1347230457599204857/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=1347230457599204857&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/1347230457599204857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/1347230457599204857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/06/amerika-birleik-devletleri-bacl-hakknda.html' title='Amerika Birleşik Devletleri Bağcılığı Hakkında'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFihOj4_4aI/AAAAAAAAANw/7VASfmkgd9w/s72-c/US48_JWI1275_M~Red-Willow-Vineyard-with-Stone-Chapel-Yakima-County-Washington-USA-Posters.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-2709865572725445843</id><published>2008-06-18T03:07:00.004+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:37.009+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>İspanya Bağcılığı Hakkında</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFhSgwa5PgI/AAAAAAAAANo/VseyeW3H6vI/s1600-h/spaingrapesweb10.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213007291388345858" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFhSgwa5PgI/AAAAAAAAANo/VseyeW3H6vI/s320/spaingrapesweb10.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sıcak,  kuru,  ormanlık  bir  ülke  olan  İspanya’nın  asma  yetiştiriciliğine  elverişli  arazisi  dünyadaki  bütün ülkelere  oranla  daha  fazladır.  Çok  uzun  yıllar  ucuz  şarap  deposu  olmuştur.  Verimliliğin  düşük  olması nedeniyle dünya üretiminde 3. sırada yer almaktadır. Ülkede 600’ün üzerinde üzüm türü bulunmaktadır ve önemli Fransız üzümlerinin büyük kısmı İspanya kökenlidir. AB’ne katılımın ardından gelen tarım reformları&lt;br /&gt;ile kaliteli şarap üretimi artmıştır.&lt;br /&gt; İtalya’nın  aksine,  İspanya  genel  doğa  koşullarının  önemini  ve  her  yöreye  özel  koşulların  şarap  üzerindeki etkilerini çabuk farketmiştir. Günümüzde şarap üretiminin % 80’i 20 farklı üzüm türünden elde edilmektedir.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Aynı  zamanda,  modern  teçhizata  büyük  yatırım  yapılmış,  sonuçlar  son  derece  başarılı  olmuştur.  Bugün,&lt;br /&gt;İspanyol       şarapları,       dünyanın       en       değerli       şarapları       arasında       yer        almaktadır.&lt;br /&gt; Ülkede  şarap  üretimi  DOC  (Denominación  de  Origen  -  Coğrafi  Köken  Kontrolüne  Göre Adlandırma  - "Denomination   of   Origin   Controlled")   tanımını   almaya   hak   kazanmış  50’den   fazla   bölgede   devam etmektedir.  Ülkede  5.500 adet  bağda,  1.2  milyon  hektar  dikili  alan  üzerinde  yılda  33  milyon  hl.’lik  şarap üretimi yapılmaktadır.&lt;br /&gt; Kuzeyde,  %  80  Garnacha  ve  yaklaşık %  20  Tempranillo  üzümü  ile  sadece  kırmızı  şarap  üretilen  Navarra bölgesi  yer  almaktadır. Şaraplık üzümlerin  bir kısmı  da  Rioja bölgesinde  yetişmektedir. Güneydoğusunda, İspanya’nın  en  önemli  ve  en  kaliteli  şarapların  üretim  merkezi  olan  Rioja  Vadisi  yer  almaktadır.  Kırmızı şarap için kullanılan Garnacha, Mazuelo, Graciano ve beyaz şarap için kullanılan Malvasia ve Viura üzüm türlerinin yanı sıra, Tempranillo üzümü, Rioja bölgesinin başlıca ürünüdür. Akdeniz sahili boyunca, özellikle yerel üzüm türleri olan Garnacha, Monastrell, ve Tempranillo üzümlerinin yanı sıra, dikilmek üzere yabancı üzümlerde  ithal  edilen  Penedes’in  bulunduğu  önemli  bir  şarap  bölgesi  olan  Catalonia  bulunmaktadır. Catalonia’da ayrıca genç ve meyve aromaları bakımından zengin beyaz üzümlerinden (Parellada, Macabeo&lt;br /&gt;ve Xarello üzümlerinden) Cava adıyla bilinen, meşhur İspanya köpüklü şarabı da üretilmektedir. En güneyde, Sherry üretimi ile tanınan Andalucia bölgesi bulunur. Bu kuvvetli şarapta, Palomino, Pedro Ximenez beyaz üzüm  türleri  ile  Alexandria  Muscat  üzümü  kullanılmaktadır.  Ribera  del  Duero,  Rioja  ile  rekabet  eden  en önemli  bölgedir. Burada büyük  ve  dolgun  şaraplar üretilmektedir. Vega  Sicilia bu  bölgededir. Valdepeñas (“Taşlar Vadisi”), ülkenin ortasındadır, yazlar sıcak ve nemli, kışlar sert geçer. Genç, hafif ve kısa zamanda tüketilmesi gereken şaraplar üretir.&lt;br /&gt;İspanyol şaraplarının en önemli özelliklerinden biri, uzun yıllardır süregelen fıçıda yıllandırma geleneğidir. Satışa  sunulmadan  önce  şarabı  yıllandırma  felsefesi,  müşterinin  şarabı  satın  alır  almaz  içebilmesini,  şarap yerleşene dek beklemesinin gerekmemesini sağlamaktadır. Bu gelenek tahminen İspanya’nın şarap dünyasına yaptığı en büyük katkıdır ve Fransa çok geçmeden bu tekniği kullanarak faydalarını tüm dünyaya tanıtmıştır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-2709865572725445843?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/2709865572725445843/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=2709865572725445843&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/2709865572725445843'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/2709865572725445843'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/06/ispanya-bacl-hakknda.html' title='İspanya Bağcılığı Hakkında'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFhSgwa5PgI/AAAAAAAAANo/VseyeW3H6vI/s72-c/spaingrapesweb10.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-258188165717093176</id><published>2008-06-18T02:58:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:37.090+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>İtalya Bağcılığı Hakkında</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFhREmpLvpI/AAAAAAAAANY/nkwSyCAqLTU/s1600-h/88023675_BZkaOPPq.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213005708215959186" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFhREmpLvpI/AAAAAAAAANY/nkwSyCAqLTU/s320/88023675_BZkaOPPq.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İtalya, bağcılık ve şarapçılık konusunda dünya liderleri arasında yer almaktadır. Ülkenin hemen hemen her köyünde şarap üretilmektedir ve şarap dünyası açısından büyük önem taşıyan bazı seçkin bölgelere sahiptir. Şarap 1970’li yıllara kadar düşük miktarlarda üretilip toplu olarak satılmıştır. 1970-80’li yıllara gelindiğinde, dünyanın geri kalanı ile rekabet etmek için kalitenin gerektiği anlaşılmış, yeni ürünler geliştirilmiştir. Günümüzde, İtalya, Avrupa’nın en modern ve yeni tesislerine sahiptir. Ürün kalitesi de özellikle Toskana ve kuzey bölgelerinde ciddi derecede artmıştır. İklim özellikleri, bağların mikro klima şartlarının üzüm yetiştirilmesine uygun olması da şarap üretimi konusunda bölgenin önemini artırmaktadır. &lt;span class="fullpost"&gt;Toskana’ nın Vinci bölgesinde, Chianti DOCG, Val d’ Arbia DOC, Bianco DOC, Rosato DOC, Chianti Classico DOCG, Vinsanto DOC ve Spumante şarapları üretilmektedir. İtalya’nın diğer önemli bölgeleri arasında, Barolo ve Barbaresco üretimi için temel olarak Nebbiolo türünün kullanıldığı, kuzeybatıdaki Piedmont da bulunmaktadır. Bu bölgedeki diğer önemli kara üzüm türleri, Barbera ve Dolcetto üzümü olup beyaz şarap üretiminde kullanılan başlıca tür ise Spumante, Gavi, Alto Monferrato, Arneis ve daha yeni kabul gören Chardonnay üretiminde kullanılan Moscato üzümüdür. Piedmont bölgesinin doğusunda, Soave, Bardolino, Valpolicella ve Amarone şaraplarının üretildiği Veneto bölgesi yer almaktadır. Bu bölgedeki başlıca beyaz üzüm türleri, Tocai, Garganega ve Verduzzo, kara üzüm türleri ise, kırmızı şarap üretiminde bol miktarda kullanılan Corvina, Molinara ve Rondinella üzümleridir. Kuzeydoğuda, Pinot Grigio üretimi ile tanınan Friuli bölgesi bulunmaktadır. Son yıllarda Pinot Bianco, Sauvignon ve Chardonnay üzüm türleri de büyük başarıyla üretilmektedir. Bunların yanı sıra Cabernet Sauvignon, Merlot ve Pinot Nero gibi kara üzüm türleri de yetiştirilmekte ve uluslararası alanda büyük talep görmektedir. Chianti bölgesi, İtalya’nın Toscano bölgesinde Floransa ve Siena’ da bulunmaktadır. Yedi tane alt bölgesi olan Chianti’ler arasında en bilineni Chianti Classico adlı bölgedir. Chianti Ruffina, Chianti Montalbano, Chianti Colli Fiorentini, Chianti Colli Senesi, Chianti Colline Pisane ve Chianti Colli Arezzo bölgeleri gelmektedir. Bölge ilk defa 1716’da bölgenin ünlü İtalyan ailesi Medicilere mensup Toscana bölgesi dükü III.Cosimo tarafından tanımlanmıştır. 19 yüz yılın ikinci yarısında Baron Ricasoli modern Chianti karışımının tanımlamasını yapmıştır. Fransız Bordeaux’ları gibi olan bu karışımda, ana üzüm cinsi Sangiovese‘dir. Ancak karışımda Cabarnet Sauvignon gibi değişik üzümlerde bulunabilmektedir. Şişeleri de Bordeaux tipine benzeyen bölge şaraplarından, “Riserva” olarak adlandırılanları en az üç yıl eskitildikten sonra içim kıvamına gelmektedir. Bunlar dışında Güney Tiroller bölgesinin Traminer, beyaz Terlaner ve Vino Santo şarapları da İtalya’nın en iyi şarapları arasında yer almaktadır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-258188165717093176?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/258188165717093176/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=258188165717093176&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/258188165717093176'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/258188165717093176'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/06/italya-bacl-hakknda.html' title='İtalya Bağcılığı Hakkında'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFhREmpLvpI/AAAAAAAAANY/nkwSyCAqLTU/s72-c/88023675_BZkaOPPq.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5141924281728710049.post-8455849386029086876</id><published>2008-06-18T02:53:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T03:38:37.319+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilgiler'/><title type='text'>Fransa Bağcılığı Hakkında</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFhRjnkqMPI/AAAAAAAAANg/kocwnaiZkCM/s1600-h/Vineyard__Cahors__Lot_Valley__France.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213006241041363186" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFhRjnkqMPI/AAAAAAAAANg/kocwnaiZkCM/s320/Vineyard__Cahors__Lot_Valley__France.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFhO_NIodPI/AAAAAAAAANI/lAWi-VaHYUs/s1600-h/Vineyard__Cahors__Lot_Valley__France.jpg"&gt;&lt;/a&gt;Fransa, gerek üretim gerekse kalite açısından şarap konusunda dünya lideri durumundadır. Fransa’nın hemen hemen her bölgesinde şarap üretimi yapılabilmektedir. İklim ve toprak koşullarının elverişliliği 100’ün üzerinde üzüm türü yetişmesine olanak vermektedir. Üzüm çeşidinin zenginliği Fransa’ya geniş bir şarap koleksiyonu sağlamıştır. Fransa’da her biri farklı bir tarz ve üzüm türüne sahip olan çok çeşitli şarap bölgeleri vardır. Batı kıyılarında, Cabernet Sauvignon, Merlot, Cabernet Franc, Malbec ve Petite Verdot siyah üzüm türleri ile Sauvignon Blanc, Semillon Muscadelle, Colombard ve Ugni beyaz üzüm türlerinin yetiştirildiği, dünyaca ünlü Bordeaux Bölgesi’nde 12 bin hektarlık alan üzerinde 6 milyon hektolitre şarap üretimi yapılmaktadır. Ülkenin en önemli şarap bölgesi olan Bordeaux şaraplarının özelliği birden fazla üzüm çeşidinden elde edilmeleridir. &lt;span class="fullpost"&gt;Birbirine katılan bu üzümlerin özellikleri birbirini tamamlar niteliktedir. Tüm Bordeaux şaraplarının birbirinden farklı olmasının nedeni de burada yatmaktadır. Bölgedeki üzüm çeşitleri Ortaçağ'dan beri değişmemiştir. Ülkenin doğusundan batısına doğru boylu boyunca akan Loire Nehri boyunda ise, birçok farklı türde şarap üreticisi bulunmaktadır. Batıdaki, Anjou bölgesinde, kara üzüm olarak Cabernet Franc ve Cabernet Sauvignon, beyaz üzüm olarak da Chenin Blanc, Chardonnay ve Sauvignon Blanc yetiştirilmektedir. Bu bölgenin tam ortasında Sauvignon Blanc ile ünlü Sancere ve Pouilly Fumé kasabaları yer almaktadır. Doğuda da, yıllanmaya müsait Chenin Blanc ile ünlü olan Vouvray kasabası vardır. Paris’in hemen dışında, ünlü köpüklü şarapların merkezi Champagne bölgesi bulunmaktadır. Burada Chardonnay, Pinot Noir ve Pinot Meunier üzüm türleri özel bir tarz yakalamak için farklı oranlarda harmanlanmaktadır. Batıdaki dağlarda, Alman şarap kültürü etkisi altındaki ve % 90 oranında Riesling, Gewurztraminer, Pinot Gris, Pinot Blanc, Muscat ve Sylvaner beyaz üzüm türleri, kara üzüm olarak ise sadece Pinot Noir yetiştirilen Alsace bölgesi bulunmaktadır. Rhone’e doğru güneye akan Saone Nehri boyunda, ünlü Burgundy bölgesi bulunmaktadır. Burgundy’deki birkaç kasabayı sayacak olursak, Chablis, Mersault, Chassagne Montrachet, Puligny, Beaune, Pommard, Nuits St. George ve Volnay kasabaları herkesce tanınır, halbuki burada sadece iki üzüm tür yetiştirilebildiğinden pek kimsenin haberi yoktur (Chardonnay ve Pinot Noir). Yakınlardaki Beajolais bölgesindeki bağların %98’inde Gamay üzüm türü yetiştirilmektedir. Burgundy’nin güneyinde, Fransa’nın en eski şarap merkezi olan Rhone Vadisi bulunmaktadır. Bu fazla tanınmayan bölgede birçok üzüm türü yetiştirilmektedir ve bu türler farklı oranlarda harmanlanmaktadır. Kuzeydeki Chateauneuf du Pape, Hermitage ve Crozes Hermitage bölgelerinde, Syrah en temel üzüm türüdür, Cotes du Rhone Grenache bölgesi ile güneyinde ise, Grenache, Carignan, Cinsaut ve Mouvédre üzüm türleri farklı oranlarda kullanılmaktadır. Rhone bölgesinin tamamında yetiştirilen önemli beyaz üzüm türleri Viognier, Roussanne ve Marsanne üzümleridir. Fransız köy şaraplarının kaynağı olan Languedoc-Roussillion bölgesi de Fransa’nın diğer önemli bir bölgesidir. Bölgenin asıl üzüm türü Carignon olmakla birlikte günümüzde bütün türleri yetiştirilmektedir. Fransa’da üzümün türünden çok şarabın geldiği yer önemli kabul edilmektedir. Fransa’nın uzun şarap üretimi geçmişi boyunca, bağların yetiştirildiği bölgenin genel doğal koşullarının şarap üzerinde ne derecede etkili olduğu çok iyi kavranmıştır ve deneme yanılma yöntemiyle her bölgede en iyi hangi şarabın üretildiği belirlenmiştir. Alsace, Armagnac, Beaujokais, Bordeaux, Burgundy, Calvados, Champagne, Cognac, Corsika, Coteaux du Lyonnais, Jura, Languedoc-Roussillon, Loire, Provence, Rhone, Savoy, Soud West, Vendee-Poitou Fransa’nın başlıca şarap bölgeleridir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5141924281728710049-8455849386029086876?l=leshurp.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://leshurp.blogspot.com/feeds/8455849386029086876/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5141924281728710049&amp;postID=8455849386029086876&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/8455849386029086876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5141924281728710049/posts/default/8455849386029086876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://leshurp.blogspot.com/2008/06/fransa-bacl-hakknda.html' title='Fransa Bağcılığı Hakkında'/><author><name>Oğuz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11831097278440582918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11554197136794778515'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_jj4024DQ9ek/SFhRjnkqMPI/AAAAAAAAANg/kocwnaiZkCM/s72-c/Vineyard__Cahors__Lot_Valley__France.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>